Diyarbakır, sadece tarihî ve kültürel zenginliğiyle değil, duygulara hitap eden mekânlarıyla da dikkati çekiyor.

Şehrin farklı köşelerine yerleşmiş yapılar, aşkın, hasretin ve geçmişin duygusal izlerini taşımaya devam ediyor.

Bu yönüyle Diyarbakır, mekânın ruhunu en güçlü hissedebileceğiniz şehirlerden biri olarak öne çıkıyor.

MEKÂNIN RUHU VE DUYGUSAL HAFIZA

İletişim kuramcısı Marshall McLuhan’ın “ortam mesajın kendisidir” görüşünün şehirlerin sembolleri için de geçerli olduğunu belirten araştırmacılar, ''Nasıl ki Eyfel Kulesi Paris’te, Aşk Çeşmesi Roma’da aşkın sembolü haline geldiyse; Diyarbakır’da da bazı yapılar romantik çağrışımlar yapıyor. Bu yapılar, yaşanmışlıklarla yüklü ortamlar olarak 'mekânın ruhu' (genius loci) kavramıyla açıklanıyor'' ifadelerine yer veriyor.

AŞKI ÇAĞRIŞTIRAN SEMBOLİK YAPILAR

Diyarbakır’ın hangi yapıları Eyfel gibi aşkın mekânsal izlerini taşıyor

Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki Keçi Burcu, Dicle Nehri üzerindeki tarihi On Gözlü Köprü, efsanelere konu olan Kırklar Dağı ve Silvan’daki Malabadi Köprüsünün, şehrin duygusal belleğinde aşkın mekânları olarak yer aldığı kaydediliyor.

Bu yapıların, hem halk hikâyelerinde hem de türkülere konu olan olaylarda derin anlamlar taşıdığına değinen araştırmacılar, bu mekanların, aynı zamanda sinema, dizi ve reklam yapımları için de görsel ve duygusal çekicilik taşıdıklarını söylüyor.

DİYARBAKIR’IN DUYGUSAL KÜLTÜR MİRASI

Diyarbakır’ın hangi yapıları Eyfel gibi aşkın mekânsal izlerini taşıyor

Diyarbakır'ın, yalnızca taş yapıları ve surlarıyla değil; mekânların taşıdığı duygularla da bir hafıza şehri olduğunu anlatan araştırmacılar, her köşesi yaşanmışlıkların izlerini taşıyan bu şehrin, mekânla kurulan duygusal bağ üzerinden ziyaretçilere benzersiz bir deneyim sunduğunu söylüyor.

Aşkın izlerini taş duvarlarında, köprü kemerlerinde ve dağların eteklerinde saklayan Diyarbakır'ın, hem sinemacıların hem de kültür meraklılarının gözdesi olmaya devam ettiği belirtiliyor.

Kaynak: Dr. Ahmet Akalın / Şehir ve Kültür Diyarbakır’ın Binbir Rengi