KONUK YAZAR:SEDAT YURTDAŞ

Eski DEP milletvekili Diyarbakırlı avukat-yazar Sedat Yurtdaş, kentsel tarihsel gelişimini kurulduğu yerde varlığını binlerce yıldır aralıksız sürdüren ender kentlerden biri olan Diyarbakır'ın, neden bir 'Bazalt Taş Müzesi'ne sahip olmadığını sordu.

Yurtdaş'ın sorusu ve gerekçesini kaleme aldığı yazısı şöyle:

Başlıktaki sorum herkese. Soru, sadece bir büyük eksikliği işaret etmekle kalmıyor, aynı zamanda kadim bir kentin kimliğini, tarihini ve ruhunu oluşturan en
temel unsuru, bazalt taşın ve taşa ruh verenlerin emeğinin hak ettiği değeri görememesinin acısını dile getiriyor.

Öncelikle yerel ve merkezi yönetimin bütün taşra yetkililerine; sayın belediye başkanlarına, tabii ki öncelikle Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanlarına, sayın Diyarbakır Valisine, il kültür ve turizm müdürüne, elbette Diyarbakır'ın bütün Milletvekillerine ve kendini bu kentin varlığıyla anlamlandıran kültür ve tanıtım işleri ile içli dışlı gören her bir sayın yurttaşına...
Şükür ki, Diyarbakır'ı seven, onun tarihsel ve kültürel mirasını koruma tutkusunu heyecanla taşıyan o kadar çok yetkin insan var ki...
Öyleyse bu sevgi bu ilgi neden somut bir adımda, göz alıcı bir "Bazalt Taş Müzesi"nde buluşulmuyor?


YÜZYILLARA MEYDAN OKUYAN SURLAR

Son söyleyeceğimden başlayarak yazayım. 'diyarbakirdogasporlari' kulübü ile adım adım 'lav yolu' mucizesini ilk ve en büyük patlamanın rahimine kadar, bin yılların ruhlarının esintileri altında yürümüş, atmosferini derinlerine kadar solumuş, toprağına dokunmuş, çiçeklerinin tozlarına bulanmış şanslı biri olarak, daha da netleştireyim.

Karacadağ’ın volkanik nimeti olan Diyarbekir’i 'Diyarbakır' yapan, 'Amed', 'Amid', 'Amida' ya da 'Digranagerd' yapan, bu eşsiz kente kimlik kazandıran, Fiskaya’nın doruğundan başlayarak bakışlarını Dicle Nehri'nin derin kıvrımlarına dikip yukarılara yükselmiş surların, burçların konakların köşklerin
avlulu evlerin duvarların temellerinin olmazsa olmazı bazalt taş…
Diyarbakır’ı Hewsel Bahçeleri ile birlikte UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde kazandıran bazalt taş…
Çin Seddi’nden sonra dünyanın en uzun ve en geniş savunma duvarları arasında ilk sırada yer alan, kesintisiz yaşamla biriciklerden olan, her bir burçta, her bir kitabe ve kabartmada, aslan, ejder, çift başlı kartal, akrep gibi figürleriyle baş döndüren, derin sembol ve dekor olmanın yanı sıra zamana ve her bir egemene meydan okuyan ifadeleriyle, çağları aşan surlar bu kadarını hak etmiyor mu?

Esasında bugün, tam da böyle bir müzenin göz alıcı ve ihtişamlı kaideleri üzerinde sergilenmeyi ziyadesiyle hak eden, yüreklerde çoktan müzeye dönüşmüş her birine insan emeğinin en rafinesinden büyük katkılarla şekil verilmiş, ruh katılmış, taş olmaktan kıymetli birer esere dönüşmüş çalışmaları üreten mütevazı ustaları ziyaret ettim.

TAŞA RUH VEREN ELLERİN SONSUZ SABRI

Bir taşın bir kayanın ruhu olan bir esere dönüşmesi şüphesiz ancak çekiç ve keskiyle, büyük bir sabırla ve sevgiyle fazlalıkları vurarak dokunarak ayıklayarak, ruh üfleyerek mümkün olur.
Taş ancak o zaman canlanır. Resimlerde gördüğünüz gibi yerlerde raflarda istiflenmiş minyatür surlar, cami, kilise maketleri, ölümsüz Diyarbakır Baro Başkanımız Tahir Elçi’nin yanı başında uzandığı Dört Ayaklı Minare, On Gözlü Köprü, Ulu Cami, Meryem Ana Kilisesi, Nuhun Gemisi, tarihi burçlar bir an önce hakkettiği Bazalt Taş Müzesi’nde sergilenmeyi bekliyorlar. Ancak bir kısmını yakından izledim. Dokundum. Hissettim.
Rönesans döneminin ünlü İtalyan heykeltraşı Michelangelo’nun dediği gibi "Her taş blokun içinde bir heykel vardır ve heykeltraşın görevi onu keşfetmektir"
Mahmut Usta ve Kadir Usta’nın yaptıkları tam da budur. Sözün delillerine bütün duyularımla tanıklık ederim. Bu ustalar, taşa üfledikleri ruhla, Diyarbakır’ın görünmeyen mimarlarıdır. Hele 'taştan zincir yapmak, taşı taşın içinde oymak, taşı taşa dikmek, iliklemek, düğümlemek, kilitlemek, taşı taşa dizmek, taşı taştan yüceltmek' yeryüzünde kaç ustaya nasip olmuş be Mahmut Nurettin Medyelioğulları Ustam!..

Mahmut Usta usulca anlatıyor. "Bu kadar birikimi dağıtmak kolay değil. Şimdiye kadar yaklaşık 60 öğrenci yetiştirdim. Ama pek çok eserim Diyarbakır Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyor" dedi.
Hak ettiği değeri ancak bir 'Bazalt Taş Müzesi'nde bulabilir. Bu eserler sergilenmezse, sadece taş değil, bir kültür ve emek hafızası da kaybolmaya mahkumdur. Taşın, bazaltın, surların ruhumdaki yankısını paylaştım.

Fc8E0F5B 9A22 4Adf 9B11 6A4Bb60F9C78
Bazalta, taşa ruh ve şekil vermeye adanmış bir ömrün sahibi Mahmut Usta'nın eserleri https://www.instagram.com/m.nurettinmedyeliogullari sosyal medya hesabından izlenebilir.
Bir yurttaş olarak, çağırımı yeniliyorum. 'Bazalt Taş Müzesi' için 'herkes göreve' diyorum.
Müze, sadece taşları değil, bu topraklara ait hikâyeleri, emeği ve kimliği de koruyacaktır.

B4Ad7503 855D 4C47 Bd66 Bd1F92E902D3

Muhabir: MERAL ÖZDEMİR