DİYARBAKIR

Diyarbakır'ın 4 asır önceki simge yemeğiydi

1612 yılında Diyarbakır’a gelen Polonyalı seyyah Simeon, Amid mutfağının en meşhur yemeğini “güvercin kebabı” olarak kayıtlara geçirdi.

Abone Ol


Bugün ciğeri, kaburga dolması ve meftunesiyle bilinen Diyarbakır mutfağı, aslında çok daha köklü ve şaşırtıcı lezzetlere sahip. 17. yüzyılda kente gelen bir gezginin notları, kentin geçmişte hangi yemeğiyle meşhur olduğunu gün yüzüne çıkarıyor.

1612 yılında Diyarbakır’a (o dönemdeki adıyla Amid) gelen Polonyalı seyyah Simeon, bölge insanının sofralarına hayran kalmış.

Seyahatnamesine yazdığı notlarda Diyarbakır mutfağına özel bir parantez açan Simeon, “İstanbul ve Halep’te bile böylesi yok” diyerek gördüğü sofraların zenginliğini ve sunulan yemeklerin lezzetini övgüyle anlatıyor.

"AMİD'İN GÜVERCİN KEBABI MEŞHURDUR"

Simeon’un satırlarında geçen şu cümle ise mutfak tarihçileri için oldukça çarpıcı:

"Tokat’ın paçası, Halep’in mıklası ve Harput’un çakıl ekmeği gibi Amid’in de güvercin kebabı meşhurdur."

Bu ifadeyle, dönemin en çok bilinen ve ünü bölge sınırlarını aşmış yemeklerinden birinin güvercin kebabı olduğu anlaşılıyor.

Simeon, Diyarbakır’da insanların hem cömert hem de sofralarında oldukça yaratıcı olduğunu vurguluyor.

ZENGİN BİR YEMEK KÜLTÜRÜNÜN İZLERİ

Seyyahın notlarında geçen güvercin kebabı, Osmanlı mutfağında özellikle varlıklı ailelerin sofrasında yer alan özel bir yemek. Hem protein açısından zengin hem de pişirme yöntemleriyle oldukça özen isteyen bu yemek, bugün unutulmuş lezzetler arasında yer alıyor.

Diyarbakır’ın gastronomik geçmişini aydınlatan bu tür belgeler, kentin yalnızca mimarisiyle değil, sofra kültürüyle de geçmişte büyük bir zenginliğe sahip olduğunu gösteriyor.

GÜVERCİN KEBABI NEDEN UNUTULDU?

Bugün artık hemen hiç bilinmeyen güvercin kebabı, büyük ihtimalle hem kuş eti tüketiminin azalması hem de modern mutfak alışkanlıklarının değişmesiyle unutulmaya yüz tutmuş lezzetlerden biri haline geldi. Ancak Simeon’un yazdıkları, bu kebabın bir zamanlar Diyarbakır’ın simge yemeklerinden biri olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Kimi tarihçiler, bu tür lezzetlerin yeniden canlandırılmasının, hem kültürel mirasın korunması hem de gastronomi turizmi açısından önemli bir adım olabileceğini belirtiyor.

TARİHİN MUTFAK SAYFASI YENİDEN AÇILIYOR

Polonyalı seyyah Simeon’un seyahatnamesi sayesinde, Diyarbakır mutfağının gizli kalmış bir yönü daha gün yüzüne çıkmış oldu. Unutulmuş bir lezzet olan güvercin kebabı, belki de gelecekte yapılacak gastronomik çalışmalarla tekrar sofralara dönebilir.

Bugün kuş etine mesafeli yaklaşan damaklar için ilginç görünse de, bu yemek geçmişte Diyarbakır’ın en meşhur tatlarından biriydi. Ve şimdi, tarih yeniden hatırlatıyor: Diyarbakır’da bir zamanlar güvercin kebabı yenirdi.

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">