Osmanlı dönemi minyatür ustası ve seyyahı Matrakçı Nasuh’un 1535 yılında çizdiği Diyarbakır haritası, şehrin tarihsel belleğinde önemli bir iz bırakıyor.
Kanuni Sultan Süleyman’ın Irakeyn Seferi sırasında orduyla birlikte gelen Matrakçı Nasuh, Beyan-ı Menazil-i Sefer-i Irakeyn adlı eserinde Diyarbakır’ı — dönemin adıyla Kara Amid’i — büyük bir özenle resmetti. Bu eşsiz çizimde, dönemin görkemli yapılarından biri olan Artuklu Sarayı da tüm ayrıntılarıyla yer alıyor.
ARTUKLU SARAYI’NIN TARİHİ DERİNLİĞİ
Diyarbakır İçkale'de yer alan Artuklu Sarayı, yalnızca Artuklu Beyliği döneminde değil, aynı zamanda bölgeye hâkim olan birçok devlet tarafından da kullanılmış önemli bir yönetim merkeziydi. Çok katlı yapısı, iki yanında yer alan kuleleri ve merkezi konumuyla dikkat çeken saray, Matrakçı Nasuh’un çiziminde de bu mimari özellikleriyle öne çıkıyor.
Ünlü seyyah Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde de geniş yer bulan Artuklu Sarayı, onun gözlemlerine göre sağlamlığını koruyan, zarif süslemelere ve detaylı bir plana sahip bir yapıydı.
Osmanlı döneminde de kullanılan saray, 18. yüzyılda terk edilince zamanla harabeye dönüştü.
VİRANKALE VE KAYIP MERMERLER
1873 yılına ait Diyarbakır Vilayet Gazetesi ve dönemin salnamelerinde yer alan bilgilere göre, sarayın bulunduğu bölge daha sonra “Virankale” olarak anılmaya başlandı.
Bu alanın yıkıntıları arasında pembe renkli mermer sütunlar ve kemer taşları bulunuyordu. Yapılan kazılarda ortaya çıkarılan bu mimari öğelerin, doğrudan Artuklu Sarayı’na ait olduğu belirlendi.
Pembe mermerin zarifliği ve sütunların ihtişamının, dönemin mimari anlayışını gözler önüne serdiği ifade edilirken, kaybolan bu öğelerin, sarayın ne denli görkemli olduğunu da hatırlattığı kaydediliyor.
BİR TARİHİN RESSAMI: MATRAKÇI NASUH
Matrakçı Nasuh’un çizimlerinin, sadece birer sanat eseri değil, aynı zamanda dönemin şehir planlaması, mimarisi ve kültürel yapısına dair önemli belgeler niteliğinde olduğu belirtiliyor.
Nasuh’un Diyarbakır’a dair çiziminde, İçkale surları içindeki yapılar, camiler, hanlar ve saray büyük bir ustalıkla aktarılmış.
Sanatçının kullandığı kuş bakışı perspektif ve detaylara verdiği önem, günümüzde hem sanat tarihçileri hem de mimarlık araştırmacıları için değerli bir kaynak oluşturuyor.
TARİHİN TUVALDEKİ SESSİZ TANIKLIĞI
Bugün, Matrakçı Nasuh’un bu eşsiz eseri, Diyarbakır’ın tarihine ışık tutmaya devam ediyor.
Yüzyıllar öncesine ait bu çizim, hem bir sanat şaheseri olarak hem de bir tarih belgesi niteliğiyle hâlâ ilgi görüyor.
Artuklu Sarayı’nın ihtişamı, Virankale’nin sessiz kalıntıları ve Matrakçı Nasuh’un çizgisindeki tarihsel detaylar, Diyarbakır’ın kültürel mirasının ne kadar zengin ve derin olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.