Arşiv belgelere göre, 19. yüzyıl Osmanlı taşrasında yaşanan toplumsal eşitsizlikler, sadece yerel anlatılarla değil, dönemin uluslararası gözlemcileri tarafından da kayda geçirilmişti.
Bu belgelerden biri, İngiltere’nin “Kürdistan Konsolosu” olarak görev yapan J. G. Taylor’un Londra merkezli The Times gazetesine gönderdiği dikkati çekici rapor.
Arşivlerden gün yüzüne çıkarılan bu yazı, Diyarbakır’da Tanzimat sonrası kurulan yeni idari ve toprak düzeninin, halk lehine değil; ağa ve beylerin servetlerini büyütmeleriyle sonuçlandığını gözler önüne seriyor.
AĞALARIN ZENGİNLEŞTİĞİ, HALKIN FAKİRLEŞTİĞİ BİR DÜZEN
Tanzimat Fermanı ile birlikte Osmanlı Devleti'nin, mîrî toprakları yeniden düzenleyerek daha eşitlikçi bir yapı hedeflediği belirtilerek, ancak Diyarbakır’da bu reformların beklenenin aksine, büyük bir toprak gaspına dönüştüğü ve zenginliğin, ağa ve beylerin elinde toplandığı kaydediliyor.
J. G. Taylor, The Times’a yazdığı raporunda, “Yeni kurulan düzende ağa ve beyler büyük servetler edinirken, halk umutsuz fakirler haline geldi,” ifadelerini kullanarak durumun vahametini açıkça dile getirmiş.
HER ÜRETİMİN KAZANCI AĞALARA GİDİYORDU
Taylor’un gözlemlerine göre köylülerin, tarımsal üretimden elde ettikleri her kazancı neredeyse tamamen ağalara bırakmak zorunda kaldıkları, bu sistem içinde kendi geçimini bile sağlamakta zorlanan halkın, giderek artan yoksulluk sarmalına hapsedildiği anlatılıyor.
“Çiftçiler artık sadece hayatta kalmaya çalışıyor” diyen Taylor, üretimin halk için bir geçim kaynağı olmaktan çıktığını, sömürü düzeninin giderek ağırlaştığını belirtmiş.
ZORUNLU GÖÇ VE KENTLERE AKIN
Raporun en dikkat çekici bölümlerinden biri ise göç meselesi. Taylor’a göre 19. yüzyılın ortalarında, köylüler için çiftçilik sürdürülemez hale geldi. Yoksulluk ve ağır sömürü koşulları altında ezilen halk, kurtuluşu şehir merkezlerine göç etmekte buldu.
“Bu yeni düzende halkın ezilmesi kaçınılmaz oldu” diyen Taylor, Tanzimat sonrası kurulan düzenin yalnızca elitleri güçlendirdiğini, halkın ise sosyal çöküşe sürüklendiğini vurguluyor.
BİR YABANCI GÖZÜNDEN OSMANLI TAŞRASI
The Times gazetesinin arşivlerinden çıkan bu belge, sadece tarihsel bir rapor değil; aynı zamanda Osmanlı taşrasında halkın içinde bulunduğu sosyoekonomik çöküşü belgeleyen uluslararası bir tanıklık olduğu belirtiliyor.
Konsolos Taylor’un kaleminden çıkan ifadeler, bir dönemin Diyarbakır’ını sınıfsal adaletsizlik ve yoksulluğun gölgesinde anlatıyor.