Asur İmparatoru II. Asurnasirpal’in MÖ 879 yılında gerçekleştirdiği seferi anlatan bir yazıt, Diyarbakır ve çevresindeki antik yerleşimlere yönelik büyük bir askerî harekâtın ve ağır yıkımın izlerini taşıyor. Bölgedeki birçok antik yerin adıyla anıldığı yazıtta, baskınlar, katliamlar ve kente uygulanan şiddet açıkça aktarılıyor.
KAŞİYARİ BÖLGESİNDEN TUŞHAN'A UZANAN GÜZERGAH

Yazıtta, kralın Madara'dan (günümüzde tam yeri net olmamakla birlikte Botan ve Dicle bölgeleri arasında olduğu düşünülüyor) hareketle Tuşhan'a (günümüzde Diyarbakır’ın Bismil ilçesi, Ziyarettepe) gittiği aanlatılıyor.
Tuşhan’da bir saray kuran Asurnasirpal, çevredeki Nirdun ve Nirbu ülkelerinden vergi ve haraç topladığını, atlar, katırlar, bronz eşyalar ve hayvanlar aldığını yazıtında belirtiyor. Ayrıca Kaşiyari Dağı’nın (muhtemelen günümüzdeki Tur Abdin Dağları) eteklerinde bulunan 60 kenti ve garnizonlarını yaktığını ve yıktığını ifade ediyor.
DİCLE GEÇİŞİNDEN SONRAKİ SALDIRI: PİTURA

Yazıtın devamında, kralın Dicle Nehri’ni kayıkla geçtikten sonra tüm gece süren bir yolculukla Pitura (bugünkü yeri kesin olmamakla birlikte Diyarbakır’ın doğusunda olduğu düşünülüyor) kentine vardığı belirtiliyor.
İki surla çevrili ve kalesi dağ zirvesinde olan kentin güçlü savunmasına rağmen, Asur ordusu tarafından kuşatıldığı ve ikinci günün sabahında alev yağdırılarak saldırıya geçildiği anlatılıyor.
Kral, kentte 800 askerin başlarının kesildiğini, birçoğunun esir alındığını, kalanların ise yakıldığını belirtiyor.
YAZITTAKİ VAHŞET DETAYLARI
Yazıttaki en dikkat çekici bölümlerden biri, Pitura kentinde yaşanan yıkım. Kentin kapısında ölü bedenlerden ve kesik başlardan oluşan yığınlar oluşturulduğu, 700 askerin kazığa oturtulduğu ve şehrin tamamen harabeye döndüğü aktarılıyor.
Ayrıca genç erkeklerin ve kızların da yakıldığı bilgisi yazıtta açık şekilde yer alıyor.
DİYARBAKIR VE ÇEVRESİNDEKİ TARİHİ YERLEŞİMLER
Bu yazıt, günümüzde Diyarbakır sınırlarında yer alan Ziyarettepe gibi yerlerin M.Ö 9. yüzyılda önemli Asur garnizonları olduğunu ve büyük askeri harekâtlara sahne olduğunu gösteriyor.
Yerleşimlerin hem siyasi hem ekonomik hedefler olduğu yazıttan anlaşılabiliyor.
Yazıt, Asur’un bölgedeki kontrolünü nasıl kurduğunu ve bunun ne tür sonuçlara yol açtığını çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.




