Diyarbakır’da, Türkiye yakın tarihinin en tartışmalı yapılarından biri olan E Tipi Cezaevi, artık geçmişin tanıklığını yapan bir müzeye dönüşüyor. 12 Eylül 1980 darbesinin ardından askeri cezaevi olarak kullanılan yapı, “Anı ve Etnografya Müzesi” olarak yeniden hayat buluyor.
Restorasyon sürecinde sona gelinen ilk etap çalışmaları, Diyarbakır Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü tarafından yürütülüyor. Müdür Cemil Koç, cezaevinin 15 Ağustos’ta ilk etap restorasyonunun tamamlanacağını belirtti.
Ekim 2026’da düzenlenecek Kültür Yolu Festivali’ne kadar tüm çalışmaların bitirilmesi hedefleniyor.
MÜZEYE DEVİR, BLOKLARA VEDA

Tarihi yapının müzeye dönüştürülmesi süreci, 24 Ekim 2022’de cezaevi tabelasının indirilmesiyle başladı. Aynı yıl içerisinde cezaevi Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından Diyarbakır Müze Müdürlüğü’ne devredildi.
Cezaevinin çevresini saran, terör olaylarına karşı konulmuş 3 metre yüksekliğindeki ve 7 ton ağırlığındaki beton bloklar 27 Ekim’de kaldırıldı.
Yapının bazı bölümleri yıkılırken, korunmaya değer alanlar güçlendirme çalışmalarıyla restore edildi. 5 bloktan oluşan yapının toplam alanı 49 bin 204 metrekare, kapalı alanı ise 16 bin 462 metrekare olarak planlandı.
TARİHİ DOKUYA SADIK KALINIYOR

Yapının, 1980 yılındaki özgün haline döndürülmesi hedefleniyor. Bu amaçla cezaevine sonradan eklenen askeri gazino, lojman ve ilave koğuşlar yıkıldı.
2023’te lazer tarama yöntemiyle dijital olarak belgelenen yapının restorasyon süreci iki etap halinde yürütülüyor.
Cemil Koç, “Yapının tescil süreciyle birlikte cezaevi binası ve çok amaçlı salon, ‘birinci derece anısal yapı’ olarak kayıtlara geçti.
TANIKLARLA ORTAK ÇALIŞMA

Restorasyon kapsamında müzenin içeriği için Bakanlık tarafından bir danışma kurulu oluşturuldu.
Kurul, 1980-1984 yılları arasında cezaevinde kalan tanıklarla görüşmeler gerçekleştirdi. Müzenin içinde yer alacak kompozit setler, dönemin olaylarını doğru ve objektif şekilde yansıtacak şekilde tasarlanıyor.
KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NE YETİŞECEK

İkinci etap çalışmalar kapsamında cezaevinin ana binasının elektrik ve mekanik sistemleri kurulacak. Ayrıca çevre düzenlemesi, peyzaj ve teşhir-tanzim işlemleri tamamlanacak.
Koç, “Çalışmaların tamamı Ekim 2026’da Diyarbakır’da düzenlenecek Kültür Yolu Festivali’ne yetişecek şekilde planlandı. Hedefimiz, bu yapıyı hem toplumsal hafızayı diri tutacak bir müze hem de kültürel çekim noktası haline getirmek” dedi.
Yakın tarihin tanıklığını taşıyan Diyarbakır E Tipi Cezaevi, artık bir utanç mekânından kültürel bir belleğe evriliyor.
Türkiye’nin geçmişiyle yüzleşmesinin sembollerinden biri haline gelmeye aday bu projenin, Diyarbakır’a kültürel anlamda da yeni bir soluk kazandıracağı belirtildi.




