Osmanlı döneminde yüksek mevkilerde görev yapan Diyarbekir valileri, halk arasında sadece unvanlarıyla değil, fiziksel görünümleri, tavırları, konuşmaları ve davranışlarıyla da hafızalara kazındı. 1515 yılında Osmanlı topraklarına katılan ve eyalet olarak yönetilen Diyarbakır’da, 1918’e kadar 300’den fazla vali görev yaptı. Bu valilerden bazıları görev süreleriyle değil, halkın taktığı sıra dışı lakaplarla tarihe geçti.
GİYSİSİNDEN RENGİNE KADAR LAKAP SEBEBİ
Bazı valiler kıyafet tercihleriyle, bazıları ise gaddarlıkları ya da merhametleriyle halk arasında lakap kazandı. Osmanlı arşivlerinde de yer alan bu lakaplar, dönemin sosyal hafızasına dair ipuçları veriyor.
SARI MUSTAFA PAŞA
1734-1735 yıllarında sadece 6 ay Diyarbekir Valiliği yapan Sarı Mustafa Paşa, giydiği sarı tonlarındaki kıyafetler nedeniyle bu lakapla anıldı. Girit Serdarı olan ve sonradan idam edilen Deli Hüseyin Paşa’nın oğlu olan Sarı Mustafa Paşa, kısa süren görevine rağmen ismiyle değil, sarı kıyafetleriyle hatırlandı.
BIYIKLI MEHMET PAŞA
Diyarbakır’ın Osmanlı dönemindeki ilk valisi olan Bıyıklı Mehmet Paşa, 1516’da göreve başladı ve 6 yıl boyunca görevde kaldı. Zamanla unvanı “Bıyıklı Koca Derviş Mehmet Paşa”ya dönüşürken, emeklilik döneminde geçirdiği felç nedeniyle ismine “Felçli” de eklendi. Geniş ve dikkat çekici bıyıklarıyla tanındı.
KURT İSMAİL PAŞA
1867-1875 yılları arasında Diyarbakır Valiliği yapan İsmail Hakkı Paşa, şehre ilk resmi gazete olan “Diyarbekir Gazetesi”ni kazandırdı. Aynı zamanda matbaa kurarak, eğitim kurumları açtı.
Osmanlı kayıtlarında adı “Kürt İsmail Paşa” olarak geçse de zamanla bu ifade “Kurt” İsmail Paşa olarak değişti. Adında geçen “Kurt” kelimesiyle ilgili herhangi bir hikâyeye rastlanmasa da, The Times gazetesinde bile adı Kürt İsmail Paşa olarak geçti.
MELEK AHMET PAŞA
İstanbul doğumlu, Abaza kökenli Melek Ahmet Paşa, 17. yüzyılda üç kez Diyarbakır Valiliği yaptı. “Melek” lakabını ise bizzat Sultan I. Ahmed verdi.
Sarayda yetişen ve Dârüssaâde Ağası'na teslim edilen paşaya, naif görünümü nedeniyle bu isim uygun görülmüştü. Günümüzde Diyarbakır’da bir cadde ve cami onun adıyla anılmaya devam ediyor.
DELİ BEHRAM PAŞA
1818 yılında Diyarbakır’a atanan Deli Behram Paşa, halk üzerindeki baskıcı tavırları ve sert çıkışlarıyla bu lakabı aldı. Şehre gelişinin üçüncü gününde halka yönelik tehditler savurdu ve isyan çıkınca halkın üzerine top atışları yaptırdı. Bu olay halk hafızasında derin izler bıraktı.
HALKIN HAFIZASINDAKİ DİĞER LAKAPLAR
Dönemin arşivlerine göre, halk tarafından lakap takılan bazı diğer Diyarbakır valileri ise şöyle:
Uzun Süleymanpaşa (1528-1530)
Fil Yakup Paşa (1528-1529)
Halhallı Behram Paşa (1564-1566)
Sağır Behram Paşa (1577-1578)
Deli İbrahim Paşa (1593-1594)
Saatçi Hasan Paşa (1592-1593)
Hadım Osman Paşa (1594-1595)
Ketenci Osman Paşa (1602-1603)
Telli Mustafa Paşa (1645-1646)
Şatır Kara Mustafa Paşa (1655)
Tuz Mehmet Paşa (1738-1739)
Güleç Ali Paşa (1742)
Ispanakçı Mustafa Paşa (1773)
Zincirkıran Ali Paşa (1606)
Kalaylı Koz Ahmet Paşa (1693)
Topal Hüseyin Paşa (1695-1696)
Palabıyık Yusuf Paşa (1705-1706)
Şehla İbrahim Paşa (1713-1715)
Kazıkçı Hüseyin Paşa (1744)
Yeğen Hacı Ahmet Paşa (1786)
Bu lakaplar, Osmanlı döneminde halkın yöneticilere dair algısını mizahi ya da eleştirel bir şekilde ifade etme biçimiydi. Aynı zamanda dönemin sosyo-kültürel yapısını anlamak açısından da önemli birer ipucu sunuyor.