Çeşitli tarihi kaynaklarda er alan bilgilere göre, 1912 yılında Diyarbakır’da öldürülen pasaport memuru Ohannes Kazazyan’ın suikastı, sadece bireysel bir eylem olarak kalmadı.
Olayın hemen ardından başlayan tartışmalar, Diyarbakır’da iki siyasi gücün karşı karşıya gelmesine yol açtı: İttihat ve Terakki Fırkası (İ.T.F.) ile Hürriyet ve İtilaf Fırkası (H.İ.F.).
Vali Celal Paşa, cinayetin arkasında Diyarbakır’ın güçlü ailelerinden olan Cizrelizadelerin olduğunu öne sürdü. Bu aile, aynı zamanda Hürriyet ve İtilaf Fırkası’nın Diyarbakır şubesinin kontrolünü elinde bulunduruyordu.
Vali Celal Paşa'nın iddiasına göre, Kazazyan’ı öldüren Derviş adlı şahsın, Cizrelizadeler döneminde belediyeye alınmış bir isim olduğu belirtiliyor.
SİYASİ MANEVRA MI, GERÇEK İSTİHBARAT MI?
Vali Celal Paşa, katil Derviş’in bir taşeron olduğunu ve cinayetin arkasında siyasi bir irade bulunduğunu belirtirken, ancak çok geçmeden ortaya çıkan tepkilerin, bu suçlamanın doğrudan bir siyasi hesaplaşmanın parçası olduğunu ortaya koyduğu ifade ediliyor..
Kaynaklarda, Celal Paşa'nın, sıkı bir İttihatçıydı ve Kazazyan ailesine yakınlığı ile bilindiği anlatılırken, Diyarbakır’daki Hürriyet ve İtilaf Fırkası'nın, Celal Paşa’nın siyasi rakiplerinin çatısıbelirtiliyor.
HÜRRİYET VE İTİLAF’TAN SERT YANIT
Suçlamaların ardından Hürriyet ve İtilaf Fırkası’nın Diyarbakır Şube Reisi Mehmed imzasıyla yayımlanan açıklamada, Ohannes Kazazyan suikastında Cizrelizadelerin hiçbir dahlinin olmadığı, bu olayın İttihat ve Terakki tarafından siyasi baskı oluşturmak için kullanıldığı savunuldu.
Ayrıca, Vali Celal ve diğer bazı yetkililer hakkında resmî suç duyurusunda bulunulduğu ve adli sürecin başlatıldığı belirtildi.