Diyarbakır'da 1868-1870 yılları arasında valilik yapan Erzincânî İzzet Paşa’nın kaleme aldığı manzume, kentin mesire alanlarını ve doğal yapısını anlatan metinler arasında yer alıyor.
Şiirde Diyarbakır’ın bahçeleri, vadileri ve gezinti alanlarına ilişkin ifadeler bulunuyor.
DİYARBAKIR’I MANZUMEYLE ANLATTI
Diyarbakır valilerinden Erzincânî İzzet Paşa’nın yazdığı manzumede, kentin doğası ve mesire kültürü anlatılıyor.
Manzumede şu ifadeler yer alıyor:
“Mânzume-i Ben u Sen. Bir acep yer ki gezip görmeye değer sen ve ben
Çimenlik, sefa dolu güzel bir gül bahçesi sen ve ben
Eğer Sadi görseydi, Gülistan’a senin vasfını yazardı
Çünkü Musalla’nın gezinti yerini güzelleştiren sensin sen ve ben
Oraya gidenlerde sevinçten iz kalır
Her ne kadar geniş bir vadi ve saha olsa da sen ve ben
Sana gönlümdeki yaraları gösteririm
Bu gül bahçesinde senden ve benden başkası olmasın
Her tarafı Diyarbakır’ın cennet gibi olsa da
Senin vasfını anlatmak mümkün müdür sen ve ben.''
DİYARBAKIR’IN MESİRE KÜLTÜRÜ
İzzet Paşa’nın manzumesi, Osmanlı dönemindeki Diyarbakır’ın sosyal yaşamı ve mesire kültürüne ilişkin örneklerden biri olarak değerlendiriliyor.
Şiirde kentteki bahçeler, vadiler ve dinlenme alanlarına ilişkin ifadeler bulunuyor.




