Asur kral yazıtlarında, Diyarbakır'ın Bismil ilçesindeki Üçtepe höyüğü Tidu şehri, olarak geçiyor.

M.Ö. 14. yüzyıldan itibaren belgelerde yer alan bu şehrin, hem Mitanni Krallığı’nın hem de Asur İmparatorluğu’nun siyasi mücadelelerinde merkezi bir rol oynadığı kaydediliyor.

TIDU'NUN ASUR YAZITLARINDAKİ KONUMU

Orta Asur kralı I. Adad-nirari'nin yazıtlarında adı geçen Tidu, Asur’un Güneydoğu Anadolu’daki fetihlerinde öncelikli yerleşim yeri olarak tanımlanıyor.

Asur kralının bu şehri Mitanni kralı Wasašatta’dan alarak Asur topraklarına kattığı belirtiliyor.

“KRALİ ŞEHİR” TANIMLAMASININ ÖNEMİ

Yazıtlarda, Tidu şehrinin Mitanni kralının “krali şehri” olarak tanımlandığı ifade edilirken, daha sonraki dönemlerde ise Asur krallarının da burayı “krali şehir” olarak nitelediği kaydediliyor.

Bu ifadenin, şehrin siyasi ve idari önemine işaret ettiği belirtiliyor.

ASKERİ SEFERLERDE STRATEJİK BİR NOKTA

Tidu'nun, sadece bir yerleşim yeri değil, aynı zamanda askeri seferlerde kilit rol oynayan bir merkez olduğu, I. Şalmaneser döneminde, Mitanni'ye karşı düzenlenen seferlerde Harranu ve Kargamış gibi önemli şehirlerle birlikte ele geçirildiği bildiriliyor.

YENİDEN İMAR EDİLEN BİR MERKEZ

Yazıtlarda, Tidu'nun, savaşlar sırasında yıkıma uğramış olsa da, daha sonra yeniden imar edildiği belirtilerek, buraya küçük bir saray inşa edildiği ve kralın stellerinin yerleştirildiği, atıl araziler tarıma kazandırıldığı anlatılıyor.

DİYARBAKIR’IN DİĞER KRALİ ŞEHİRLERİ

Diyarbakır’a bağlı ''Krali Şehir'' olarak adlandırılıyordu

Asur yazıtlarında, Tidu gibi Damdammusa (Amedi yakınlarında Kazıktepe), Tuşhan (Ziyarettepe) Amedi (Diyarbakır) ve Sinabu (Diyarbakır havzasında Pornak Höyüğü) gibi şehirlerin de daha sonra “krali şehir” tanımıyla geçtiği görülüyor.

Bu şehirlerin her biri bugünkü Diyarbakır ve çevresinde konumlanıyor.

YERLEŞİMLERİN YAZITLARDAKİ İSİMLERİ

Yazıtlarda, Tidu’nun Üçtepe Höyüğü, Damdammusa’nın Kazıktepe, Amedi’nin İçkale Höyüğü, Tuşhan’ın Ziyaret Tepe ve Sinabu’nun da Pornak Höyüğü olarak yer alıyor.

Kaynak: Doç. Gökhan Kağnıcı