DİYARBAKIR

Diyarbakır uygulamayı bir asır önce başlatmıştı

Diyarbakır’da ''çevreci sistem'' ve ''geri dönüşüm modeli'' uygulamasını bir asrı aşkın süre önce başlatmıştı. 1900'lü yıllardan 1970'lere kadar sokakların temizliğini yapan kadınlar çöpleri eşeklerle hamamlara götürüyordu.

Abone Ol


Tarihi kaynaklarda yer alan bilgilere göre, Diyarbakır’da 20. yüzyılın ilk yarısında sokakların temizliği yalnızca belediyeye bırakılmaz, halkın da günlük rutininin bir parçası olurdu.

Bu temizlik alışkanlığı, çalı süpürgesi sesiyle uyanan bir toplum ve çöplerin hamamlarda yakıldığı çevreci bir sistemle dikkati çekiyor.

SOKAKLARI "ÇÖPÇÜ KADINLAR" TEMİZLERDİ

Diyarbakır’da özellikle 1900’lerin başından 1970’li yıllara kadar sokakların temizliğini, belediyenin görevlendirdiği kadın işçiler üstleniyordu.

Bu “çöpçü kadınlar”, üzerlerine giydikleri şalvarlarını bellerine kadar çeker, sabahın erken saatlerinde ellerindeki çalı süpürgeleriyle sokakları temizlemeye başlardı.

Önce yerleri hafifçe ıslatır, ardından süpürme işlemine geçerlerdi. Böylece toz kalkmaz, çevredekiler rahatsız olmazdı.

Topladıkları çöpleri sokakların köşelerine istifleyen kadınlar, tüm mahalleleri dolaşarak görevlerini tamamlarlardı.

HALK DA TEMİZLİĞE ORTAK OLURDU

Temizlik sadece belediyeye ait bir sorumluluk değildi. Sabah erken saatlerde kepenklerini açan esnaflar, iş yerlerinin önünü süpürürdü.

Ev hanımları da evin içindeki çöpleri tenekelere doldurarak kapı önlerine çıkarır, ardından evlerinin önündeki sokakları da temizlerdi.

Temizlik, hem kamusal hem bireysel bir bilinçle yürütülürdü.

ÇÖPLER HAMAMLARIN KÜLHANINDA YAKILIRDI

Diyarbakır Dicle Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Yusuf Kenan Haspolat, bu dönemde toplanan çöplerin eşeklerle hamamlara taşındığını belirtiyor.

Çöpler, hamamların külhanlarında yakılarak imha edilirdi. Bu çevreci sistemin, hem çevre temizliğini sağladığı, hem de hamam suyunun ısıtılmasına katkı sunduğu ifade ediliyor.

Bu uygulamanın, çöp imhasını ısı üretimiyle birleştiren geleneksel bir geri dönüşüm modeli olarak işlev gördüğü belirtiliyor.

20’NİN ÜZERİNDE HAMAM VE ŞEHİR KÜLTÜRÜ

20. yüzyılda Diyarbakır’da 20’nin üzerinde hamam bulunduğunu belirten Haspolat, şehir kapılarının dördünün de hemen yanında birer hamamın yer aldığını ifade etti.

Bu konumlandırma sayesinde kente hangi kapıdan girilirse girilsin, temizlik imkânı bulunuyordu.

Bu durum, dönemsel sağlık koşulları açısından önemli bir koruyucu etki sağladığı kaydediliyor.

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">