1683 yılında Hanilioğlu Mahmut Çelebi ve kız kardeşi Atike Hatun tarafından yaptırılan Sülüklü Han, tam 342 yıldır Diyarbakır’ın sosyal hayatına tanıklık ediyor.

Yapıldığı dönemde alt katı ahır, üst katları ise konaklama yeri olarak kullanılan bu kadim yapı, ismini ise çok ilginç bir kaynaktan alıyor.

Bir zamanlar hanın avlusundaki kuyudan çıkarılan ve pek çok hastalığa şifa olduğuna inanılan tıbbi sülükler, hanın bugün tüm dünyada bilinen ismini almasına vesile olmuş.

400 YILLIK ÇINAR AĞACI

Diyarbakır Sülüklü Han’ın asırlık muhafızı

Hanın kapısından içeri girdiğinizde sizi karşılayan en görkemli manzara, avlunun tam ortasında dallarıyla tüm gökyüzünü kucaklayan devasa ağaç oluyor.

Halk arasındaki anlatılara ve uzmanların gövde genişliği tahminlerine bakıldığında bu ağacın, hanın inşasından bile eski olduğu ve yaklaşık 400 yıllık bir geçmişe sahip olduğu biliniyor.

Dört asır boyunca kimlerin bu ağacın gölgesinde serinlediğini, hangi kervanların bu dalların altında mola verdiğini hayal etmek bile insanı nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor.

Bugün ise bu yaşlı dev, "Menengiç Kahvesi" kokuları eşliğinde, dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerine ev sahipliği yapıyor.

TAŞIN VE YAPRAĞIN ŞİİRİ

Siyah bazalt taşların sertliği ile ağacın yeşil yumuşaklığının birleştiği Sülüklü Han, Diyarbakır’ın en karakteristik noktalarından biri. Asırlık ağacın dallarına asılan fenerler ve ağacın gölgesine sığınan masalar, burayı sadece bir kafe değil, yaşayan bir müze haline getiriyor.

Muhabir: EYÜP KAÇAR