Arşiv belgeleri, Hristiyanlık tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul edilen ve 325 yılında Bizans İmparatoru Konstantin'in öncülüğünde düzenlenen İznik Konsili, yalnızca Hristiyan dünyası için değil, Diyarbakır'ın tarihi açısından da dikkati çekici bir ayrıntıyı gün yüzüne çıkarıyor.

Konsile katılan din adamları arasında Amid (Diyarbakır) Metropoliti Şemun'un adının yer alması, o dönemde Diyarbakır'ın metropolitlik merkezi olduğunu ortaya koyduğu ifade edilerek, kentte metropolitlik makamına uygun büyük bir kilise veya manastır kompleksinin bulunduğu ihtimalini de güçlendirdiği kaydediliyor.

İZNİK KONSİLİNDEKİ DİYARBAKIR DETAYI

Meryem Ana Kilisesi'nin kesin inşa tarihi bilinmediği, ancak 325 yılında toplanan İznik Konsili kayıtlarının, yapının geçmişine ilişkin önemli ipuçları verdiği belirtiliyor.

Tarihçiler, bu durumun Meryem Ana Kilisesi'nin ya da aynı alanda bulunan daha erken dönem bir kilisenin, İznik Konsili'nden önce de var olabileceğine işaret ettiğini değerlendiriyor.

DİYARBAKIR'DA TARİHİ EPİSKOPOSLAR TOPLANTISI

Kilisenin geçmişine ilişkin bir diğer önemli bilgi ise Patrik İgnatios I. Afrem Barsaum'un Lülü Menthür adlı eserinde yer alıyor.

Eserde, İ.S. 309 yılında, yani İznik Konsili'nden 16 yıl önce Diyarbakır'da önemli bir episkoposlar kongresi düzenlendiği belirtiliyor.

Diyarbakır’da Hintli mi, Türkmen mi? Türbenin sırrı
Diyarbakır’da Hintli mi, Türkmen mi? Türbenin sırrı
İçeriği Görüntüle

Kaynakta, bu toplantıda oy birliğiyle Mar Yakup'un Nusaybin Episkoposluğu görevine atandığı ifade ediliyor.

ERKEN DÖNEM HRİSTİYANLIĞININ ÖNEMLİ MERKEZLERİNDEN BİRİ

İznik Konsili kayıtları ile 309 yılına ait episkoposlar toplantısına ilişkin bilgiler birlikte ele alındığında, Diyarbakır'ın erken Hristiyanlık döneminde önemli bir metropolitlik merkezi olduğu yönündeki görüş daha da güç kazanıyor.

Bu durumun, Meryem Ana Kilisesi'nin yalnızca Diyarbakır'ın değil, Anadolu ve Mezopotamya'daki en eski Hristiyan ibadet yapılarından biri olabileceği ihtimalini de gündeme taşıdığı kaydediliyor.

Kaynak: Mehmet Şimşek