Binlerce yıllık tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Diyarbakır, 16. yüzyılın başlarında Osmanlı ile Safevi Devleti arasındaki mücadelenin en kritik merkezlerinden biri haline geldi.
Tarihi arşiv belgelerinde yer alan bilgilere göre, Şah İsmail’in emri doğrultusunda Karahan komutasındaki İran ordusu Diyarbakır Kalesi’ni kuşatma altına aldı.
Kentte bulunan askerler ve halk, uzun süre işgale karşı direndi. Ancak kuşatmanın uzamasıyla birlikte yiyecek sıkıntısı baş gösterdi. Açlık ve kıtlık giderek ağırlaşırken, şehirde teslim olma düşüncesi gündeme gelmeye başladı. Savunma gücü zayıflayan kentte umutların tükenmek üzere olduğu bu dönemde, tarihe geçecek sıra dışı bir plan devreye alındı.
GÜVERCİNİN TAŞIDIĞI MESAJ TARİHİ DEĞİŞTİ
Kuşatma altındaki Diyarbakır’dan yardım istemenin neredeyse imkânsız hale geldiği günlerde, bir posta güvercini son çare olarak kullanıldı. Ayağına bağlanan yardım çağrısı, Osmanlı yönetimine ulaştırılmak üzere gökyüzüne bırakıldı.
Yüzyıllardır haberleşmede kullanılan posta güvercinleri, güçlü yön bulma kabiliyetleri sayesinde uzun mesafeleri aşabiliyor ve yetiştirildikleri yuvalarına güvenle dönebiliyordu.
Diyarbakır’dan gönderilen bu mesajın da hedefe ulaşmasıyla birlikte olayların seyrinin tamamen değiştiği kaydediliyor.
Gönderilen yardım çağrısının ulaşmasının ardından Osmanlı Devletinin vakit kaybetmeden harekete geçtiği ve Bıyıklı Mehmet Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunun Diyarbakır’a doğru yola çıktığı belirtiliyor.
Osmanlı ordusunun bölgeye ulaşmasıyla kuşatmanın kırıldığı ve 10 Eylül 1515 tarihinde Diyarbakır'ın resmen Osmanlı hakimiyetine geçtiği ifade ediliyor.
BIYIKLI MEHMET PAŞA KENTİN İLK OSMANLI VALİSİ OLDU
Diyarbakır’ın Osmanlı topraklarına katılmasının ardından Bıyıklı Mehmet Paşa'nın Diyarbakır'ın ilk Osmanlı Valisi olarak göreve başladığı belirtiliyor.
Yaklaşık altı yıl görev yapan Mehmet Paşa'nın, daha sonraki süreçte devletin en üst yönetim kademelerinden biri olan Sadrazamlık makamına kadar yükseldiği kaydediliyor.
Tarihçiler, Diyarbakır’ın Osmanlı yönetimine katılmasının Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki siyasi dengelerin değişmesinde önemli rol oynadığını değerlendiriyor.
İNSANLIK TARİHİNDE POSYA GÜVERCİNLERİ
İnsanlık tarihinde posta güvercinleri, özellikle savaş dönemlerinde en güvenilir haberleşme araçlarından biri olarak öne çıktı.
Roma döneminden itibaren sistemli biçimde kullanılan bu kuşlar, güçlü yön bulma yetenekleri sayesinde yüzlerce kilometrelik mesafeleri aşarak mesajları güvenle ulaştırabiliyordu.
Teknolojinin bulunmadığı dönemlerde ordular, devletler ve ticaret merkezleri arasında iletişimin sağlanmasında önemli rol oynayan posta güvercinleri, birçok tarihi olayın seyrini değiştiren unsurlar arasında gösteriliyor.
Diyarbakır’ın 1515 yılındaki kuşatması da bunun en dikkat çekici örneklerinden biri olarak anlatılıyor.
"BURASI GÜVERCİNLERİN BAŞKENTİDİR"
Bölgedeki güvercin kültürünün çok eski dönemlere uzandığını belirten Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Kenan Haspolat, Diyarbakır’ın bu yönüyle ayrı bir önem taşıdığına dikkati çekti.
Haspolat, ''Bu topraklar üzerinde birçok uygarlık gelip geçmiştir. Ancak 1515 yılında bir güvercinin kanatlarında taşınan mesajla kaderi değişen Diyarbakır için 'güvercinlerin başkenti' demek sanırım hiç de yanlış olmaz'' ifadelerini kullandı.