Diyarbakır merkezli Diyarbekir Beylerbeyliği’ne bağlı birçok sancakta, 16. yüzyılda tutulan Osmanlı tahrir defterleri ışığında yapılan araştırma, bölgedeki köy ve mezraların önemli bir kısmının halk arasında kutsal sayıldığını ortaya koydu.

Araştırmaya göre, adında “Ziyaret” geçen tam 30 köy ve mezra kayıt altına alınmış. Bu yerleşim birimlerinin büyük bölümü Amid (günümüzde Diyarbakır), Ruha (Şanlıurfa), Mardin, Siverek, Ergani ve Nusaybin sancaklarında bulunuyor.

EN ÇOK “ZİYARET” DİYARBAKIR’DA

Tahrir defterlerine göre, özellikle Amid Sancağı sınırlarında “Ali Ziyareti”, “Hüseyin Ziyareti”, “Ziyaretı Poçiyan”, “Mezra‘a-ı Küme Ziyaret” ve üç ayrı “Ziyaret” köyü bulunuyordu.

Bu isimler, halkın bazı şahıslara kutsiyet atfettiğini ve bu kişilere ait olduğu düşünülen türbe, tekke ya da zaviyelerin çevresinde köyler kurulduğu ifade ediliyor.

Tespit edilen köy adlarında öne çıkan kişi isimleri arasında Ali, Hüseyin, Davud, Timur ve Toklucak bulunduğu kaydedilirken, bunun da, kutsal mekânların genellikle İslam kültüründe önemli yer tutan kişilere atfedildiği belirtiliyor.

KUTSİYET SADECE İNSANLARA AİT DEĞİL

Ancak tüm ziyaretlerin kişilere atfedilmediği de belirtilen araştırmada, ''Örneğin 'Uzun Ziyaret' adlı yerleşim yerinin doğal bir oluşuma dayandığı, yani kutsiyetin bazen doğadan da kaynaklanıyor. Bu da bölgedeki halk inançlarının çeşitliliğini gözler önüne seriyor.

BUGÜN ÇOĞU KAYIP

Günümüzde bu köy ve mezraların önemli bir kısmı bilinmediğini ifade eden araştırmacılar, bu durumu zamanla değişen demografik yapı, göç hareketleri ve yer adlarının farklılaşmasıyla açıklıyor.

Osmanlı kayıtlarından elde edilen bu veriler, Diyarbakır ve çevresinin yalnızca idari bir merkez değil, aynı zamanda dini ve kültürel öneme sahip birçok kutsal mekâna da ev sahipliği yaptığını gözler önüne serdiği bildiriliyor.

Kaynak: Esra Tuğalan, Özge Lale, Neslihan Dalkılıç