Diyarbakır Barosu tarafından düzenlenen “Barış’ın İnşası İçin Yeni Bir Başlangıç” başlıklı toplantısına DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç ve kentteki sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.
BAKIRHAN: “BARIŞ, TOPLUMUN GELECEĞİYLE İLGİLİ HAYATİ BİR MESELEDİR”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, toplantıda yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
“Yol üzerindeki engelleri kaldırmak için aynı sorumluluk ve kararlılıkla hareket edeceğimizi belirtmek isterim. Çünkü barış, toplumun tamamını ilgilendiren, toplumun geleceğiyle ilgili hayati bir durumdur. İnşa edeceğimiz bu barış ortamında, toplumun bütün dinamiklerini aktif bir şekilde sürece katmak gibi önemli bir sorumluluğumuz var."
Süreçle ilgili kendi adına umutlu olduğunu belirten Bakırhan, "Bu süreci birlikte yürüteceğimizi, yöneteceğimizi söyleyebilirim. En azından Amed adına ne kadar kararlı, samimi, disiplinli ve önemli bir çalışma yürüttüğümüzü herkese kanıtlayamaya çalışacağız. Başkanın da belirttiği gibi, yaklaşık bir yıl önce el sıkışmayla başlayan, bir yıldır da devam eden çok anlamlı ve tarihi bir süreci devam ettiriyoruz. Bir yıldır devam etmesi bile başlı başına çok kıymetlidir, zira bu süreç 86 milyonu ilgilendiren bir süreçtir."dedi.

Geride bırakılan bir yıl içerisinde, parti olarak diyaloğun ve müzakerenin ne kadar kıymetli ve önemli olduğunu anlatmaya, bu zemini güçlendirmek için ellerinden gelen çabaları ortaya koyduklarını anlatan bakırdan, "Ancak sadece bununla yetinmedik; aynı zamanda ülkedeki anti-demokratik uygulamalar karşısında da bir muhalefet partisi olarak duruşumuzu net bir şekilde ortaya koyduk. Bu süreç önemlidir.Bu süreci güvenlik zemininden, diyalog ve müzakere zeminine çekmek için elimizden gelen bütün çabaları ortaya koyduk. Güvenlik zemininden çıkarmak başlı başına çok kıymetli bir çalışmadır. Onu yapmaya çalışıyoruz. Geçen bir yılda önemli şeyler oldu. Öncelikle çatışmaların neredeyse olmaması çok kıymetliydi. Yine diyalog zemininin oluşması ve bir yıldır devam etmesi de en az bu kadar kıymetliydi. Ayrıca Meclis’te de ilk defa Kürt meselesinin tartışıldığı bir komisyonun oluşturulması da bizim için değerli ve kıymetlidir. Yine Sayın Öcalan ve hareketinin bu bir yıl içerisinde ortaya koymuş oldukları duruş da takdire değerdir ve birçok eşiğin aşılmasına sebebiyet vermiştir."diye konuştu.

Aradan geçen süreye bakılınca daha önemli bir noktada olunabileceğine dikkat çeken Bakırhan , şöyle devam etti:
"Bir yıl içerisinde asılında Türkiye’yi, bölgeyi rahatlatabilecek adımların atılmasını hep birlikte sağlayabilirdik. Aflar, hukuk, adalet ve yerel demokrasi konularında başta iktidar olmak üzere ülkeyi yönetenler daha cesur davranabilirlerdi. Bu konuda bir tutuk kalma durumu söz konusu oldu. Ancak şunu söyleyebilirim: Tüm provokasyonlara ve karşı duruşlara rağmen bir yıldır bu sürecin devam etmesi çok değerli, çok kıymetli ve tarihi önemdedir.”
GÜLEÇ: “GEÇMİŞİN ACIILARIYLA YÜZLEŞMEK BAŞLI BAŞINA BİR BAŞARIDIR”
Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç ise konuşmasında sürecin tarihsel arka planına ve mevcut tartışmalara dikkat çekti. Güleç şunları söyledi:
“Siz de biliyorsunuz ki 2009-2013 çözüm süreçleri akamete uğradıktan sonra çok büyük acılar ve çatışmalar yaşandı. Yüzlerce, binlerce insan yerinden yurdundan edildi; binlerce insan politik baskılar nedeniyle yurt dışına gitmek ya da cezaevine girdiler. Sürecin akamete uğraması aslında toplumda derin bir tahribat ve güvensizlik yarattı, halkın bu konulara ilişkin umudunu tüketme noktasına getirmişti."
Güleç, Bahçeli'nin çağrısına da değindi, "1 Ekim 2024’te Sayın Bahçeli’nin DEM grubunu ziyaretiyle birlikte ‘Acaba yeni bir süreç mi başlıyor?’ tartışması gündeme geldi. Bu tartışmanın ne kadar doğru olduğu da, 27 Şubat 2025’te Sayın Abdullah Öcalan’ın demokratik toplum ve barış çağrısıyla yeni bir boyut kazandı."dedi.
Kurulan komisyonun önemine de değinen Güleç, "Bu komisyon, belirli bir yapıda olmasına rağmen, birçok sivil toplum örgütünü, akademisyeni, bilim insanını, Barış Anneleri’ni, Cumartesi Anneleri’ni ve asker yakınlarını dinledi. Bu yönüyle şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Orada aslında bir hafıza oluştu. Yani geçmişin acılarının ifade edilmesi ve bunların kayıt altına alınması bile, başlı başına bana göre bir başarıdır."diye konuştu.
Bunun tek başına yeterli olmadığını savunan Güleç, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bir yandan barışa dair umut tohumları ekilirken, öte taraftan da özellikle Kürt toplumunun kaygıları giderilemedi. Bunun sebebi şuydu: Toplumun beklentilerine bu süreç tam anlamıyla cevap olamadı ya da toplumun endişelerini giderecek somut adımların atılması gerekiyordu ama bu adımlar atılmadı."
TOPLANTI SÜRÜYOR
Diyarbakır Barosu’nun ev sahipliğinde düzenlenen toplantı, kentteki sivil toplum örgütü temsilcilerinin katkılarıyla devam ediyor.





