Birleşmiş Milletler (BM), yapay zekânın (YZ) görünmeyen çevresel maliyetlerini nicel verilerle ortaya koyan çarpıcı bir rapor yayımladı.

Rapora göre, yapay zeka modellerinin geliştikçe daha az kaynak tüketeceği tezi ekonomik bir tuzağa işaret ediyor.

''Jevons Paradoksu'' olarak bilinen bu duruma göre; bir teknolojide verimliliğin artması maliyetleri düşürüyor, ancak bu düşüş talebi ve toplam tüketimi azaltmak yerine daha da körüklüyor.

TRİLYONLARCA LİTRE SU

Yapay zekanın arkasındaki devasa veri merkezleri, geçtiğimiz yıl dünyanın en büyük 11. elektrik tüketicisi olan Suudi Arabistan kadar enerji harcadı.

BM öngörülerine göre, bu devasa tüketim 2030 yılına kadar iki katına çıkarak dünya elektriğinin yüzde 3'üne ulaşacak.

Raporda öne çıkan diğer korkutucu veriler ise şunlar:

''Karbon Ayak İzi: Oluşacak emisyonu dengelemek için 10 yıl içinde 6,7 milyar ağaç dikilmesi gerekiyor.

Su ve Alan İhtiyacı: Sistemlerin soğutulması için 9,3 trilyon litre su ve Meksika şehrinin neredeyse 10 katı büyüklüğünde bir alan gerekecek.''

''DİJİTAL UÇURUM BÜYÜYOR''

Raporda kaynak krizinin yanı sıra yapısal bir eşitsizliğe de dikkat çekiliyor: Dünyadaki YZ bulut altyapısının yüzde 90'ı sadece ABD ve Çin'de bulunuyor. Geri kalan ülkeler ise YZ sistemlerini tüketirken, bu teknolojinin getirdiği maden çıkarımı ve elektronik atık gibi ağır çevresel yükleri orantısız bir şekilde sırtlanıyor.

Yeni Zelanda ve Avustralya gibi ülkeler, kamu hizmetlerinde yapay zekayı hızla entegre ederken yasal süreçlerde "hafif dokunuşlu" ve esnek bir yaklaşım benimsiyor. Ancak uzmanlar, bu gevşek düzenlemelerin YZ'nin çevresel maliyetlerini göz ardı ettiğini belirtiyor.

BM, bu çevre tuzağından kaçınmak için şeffaflık, sürdürülebilir kullanım, küresel iş birliği ve mineral tedarikinden geri dönüşüme kadar tüm değer zincirini kapsayan "Sorumlu Yapay Zeka" yol haritasının acilen devreye sokulması çağrısında bulunuyor.

Kaynak: Sience Alert