Sağlık

Astım ilacında büyük keşif

Bilim insanları, yaygın olarak kullanılan bir astım ilacının, bağışıklık sistemini manipüle ederek tedaviye direnen agresif kanser türlerini alt edebileceğini keşfetti.

Abone Ol

Nature Cancer dergisinde yayımlanan öncü araştırma, mevcut bir molekülün kanser immünoterapisini yeniden canlandırabileceğini gösteriyor.

Northwestern Üniversitesi Feinberg Tıp Fakültesi öncülüğünde yürütülen yeni bir araştırma, kanser tedavisinde ezber bozacak bir keşfe imza attı.

Uzmanlar, normal şartlarda vücudu savunması gereken "nötrofil" adlı bağışıklık hücrelerinin, tümörler tarafından ele geçirilerek kanserin büyümesine yardımcı olacak şekilde programlandığını tespit etti.

Araştırma, astım tedavisinde kullanılan mevcut bir ilacın bu ihaneti engelleyerek kanser hücrelerini yeniden hedef haline getirebildiğini ortaya koydu.

Laboratuvar ortamında yapılan incelemelerde, tümörlerin hücrelerde bulunan CysLTR1 adlı bir proteini hacklediği ve bağışıklık hücrelerini "karanlık tarafa" çektiği belirlendi.

Bu protein yüzünden tümörün kontrolüne giren nötrofiller, kanseri öldürmek yerine diğer bağışıklık hücrelerinin saldırılarını savuşturmaya başlıyor.

Bu durum, özellikle üçlü negatif meme kanseri gibi agresif türlerin modern immünoterapi tedavilerine direnç göstermesine neden oluyor.

1998'DEN BERİ RAFLARDA

Araştırma ekibi, laboratuvar farelerinde ve insan hücrelerinde bu proteini engellemek için, piyasada 1998 yılından beri astım ve alerji tedavisinde güvenle kullanılan "montelukast" etken maddeli ilacı test etti.

Sonuçlar bilim dünyasında heyecan yarattı:

İlaç sayesinde tümör büyümesi önemli ölçüde yavaşladı.

Farelerin hayatta kalma süreleri uzadı.

Daha önce immünoterapiye yanıt vermeyen dirençli tümörler, tedaviye karşı yeniden hassas hale gelerek küçüldü.

SIRADA KLİNİK DENEMELER VAR

Araştırmanın ortak yazarı Prof. Dr. Bin Zhang, "İmmünoterapiye dirençli hastalar için pek fazla seçenek yoktu ancak bu mevcut ilacı yeniden amaçlandırarak tümörleri tedaviye duyarlı hale getirebiliriz" diyerek umutlu konuştu.

Uzmanlar, söz konusu proteinin hastaların tedaviye nasıl yanıt vereceğini öngören bir "biyobelirteç" olarak kullanılabileceğini belirtiyor.

İlacın kanser hastaları üzerindeki dozaj ve güvenliğini netleştirmek adına yakın zamanda geniş çaplı klinik denemelerin başlatılması planlanıyor.

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">