Uzman Aydeniz, 2026 YKS'nin ardından öğrencilerin sosyal medyadaki paylaşımlarını ve alan uzmanlarının değerlendirmelerini incelediğiklerini ve sınavın zorluk düzeyi hakkında farklı görüşler bulunduğunu belirterek, ''Bazı öğrenciler sınavı zor bulurken bazılarına göre sınav daha kolaydı. Uzmanlar ise özellikle seçici soru sayısının fazla olmadığını belirtiyor.Bir sınavın gerçekten zor mu yoksa kolay mı olduğunu belirleyen temel etken, sınava giren kitlenin gösterdiği genel performans ve oluşan ortalamadır. Soruların öğrencilere nasıl hissettirdiğinden ziyade doğru cevap ortalamaları ve başarı dağılımı daha sağlıklı sonuç verir. Bu nedenle sınavın zorluk düzeyi hakkında kesin bir değerlendirme yapabilmek için sayısal verilerin açıklanmasını beklemek gerekir.'' dedi.
Seçici soru sayısının az olması, puanlarda ve sıralamalarda yığılmaya yol açabildiğini aktaran Aydeniz, şöyle konuştu:
''Yığılma, çok sayıda adayın birbirine yakın net veya puan elde etmesidir. Sınav kolay olduğunda ya da adayları birbirinden ayıracak yeterli sayıda seçici soru bulunmadığında, küçük net farkları sıralamada büyük değişiklikler oluşturabilir. Örneğin yalnızca bir soruluk fark, aynı puan aralığında çok sayıda aday bulunması nedeniyle binlerce kişilik sıralama farkına dönüşebilir.
Yığılmanın yaşandığı durumlarda Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) da sıralama üzerinde daha belirleyici olabilir. Netleri ve sınav puanları birbirine yakın adaylar arasında OBP farkı, yerleştirme sıralamasında önemli değişiklikler oluşturabilir. Bu nedenle küçük net farklarının yanı sıra adayların diploma notları da sonuçları etkileyebilir.
Ancak sınav tamamlanır tamamlanmaz yığılma olacağını kesin olarak söylemek mümkün değildir. Bunun anlaşılabilmesi için test ortalamalarının, standart sapmaların, doğru cevap oranlarının ve adayların puan dağılımlarının açıklanması gerekir.
Yaptığımız görüşmelerde ve öğrenci yorumlarında, önceki yıllardaki kadar yoğun bir tepkiyle karşılaşılmadığını gözlemledik. Bu nedenle 2026 YKS’nin 2024 ve 2025 sınavlarından biraz daha kolay, 2022 ve 2023 sınavlarından ise daha zor olduğunu söylemenin daha sağlıklı olacağını düşünüyorum.
Elbette milyonlarca kişinin katıldığı bir sınavın zorluk düzeyi hakkında şimdiden kesin bir yorum yapmak mümkün değildir. Puanlara, sıralamalara ve yığılmaya ilişkin bütün değerlendirmeler yalnızca birer tahmindir. Kesin veriler açıklanmadan yapılan yorumlar öngörüden öteye geçmeyecektir.
Bu süreçte yapılması gereken en önemli şey biraz dinlenmek ve kendinize zaman ayırmaktır. Yapmak istediğiniz etkinlikler veya ilgilenmek istediğiniz hobiler varsa bunlara yönelmeniz sizin için daha sağlıklı olacaktır.
Araştırma yapılmalı
Yaz döneminde üniversite tercihleri için meslek ve üniversite araştırması yapılmalıdır. Adayların düşündükleri meslekleri; çalışma koşulları, eğitim süresi, iş olanakları ve kendilerine uygunluğu açısından ayrıntılı biçimde incelemeleri önemlidir. Üniversitelerin akademik kadrosu, eğitim imkânları, kampüs yaşamı, bulunduğu şehir, burs ve barınma seçenekleri de araştırılmalıdır. Mümkünse üniversiteler ziyaret edilmeli; öğrenciler, mezunlar ve alan uzmanlarıyla görüşülmelidir. Böylece tercih listesi yalnızca puana göre değil, adayın ilgileri, yetenekleri ve gelecek hedefleri doğrultusunda hazırlanabilir.
27 Temmuz da açıklanacak
ÖSYM tarafından yayımlanan takvime göre sınav sonuçları 22 Temmuz 2026 tarihinde açıklanacak. Sonuçlar açıklanana kadar bu araştırmaların yapılması, tercih döneminin daha bilinçli ve sağlıklı geçirilmesine yardımcı olacaktır. Sonuçların açıklanmasının ardından bölüm ve tercih değerlendirmelerimizi sizlerle paylaşacağız.