''Sevgi eskimez'' ifadesi, en temelde gerçek ve samimi duyguların zamanın yıkıcı etkisine karşı direnişini temsil ediyor. Maddi eşyalar kullanıldıkça yıpranıp değer kaybederken, sevgi bu döngünün dışında tutuluyor.

Bu kadim söze göre gerçek bir sevgi; zaman geçtikçe eksilmek bir yana, aksine daha da olgunlaşıyor ve kök salıyor.

Vefa, dostluk ve aile bağlarının merkezinde yer alan bu anlayış, sevginin bir "tüketim nesnesi" değil, yaşayan bir değer olduğunu hatırlatıyor.

EMEKLE BESLENEN BİR DAVRANIŞ

Konuyu değerlendiren psikologlar, sevginin pasif bir duygu olmadığını, emekle şekillenen bir davranış biçimi olduğunu vurguluyor.

Saygı ve anlayışla harmanlanan bir sevginin, yıllar geçtikçe zayıflamak yerine daha derin bir boyut kazandığı ifade ediliyor.

Sosyologlar ise bu ifadenin toplumsal bir çimento görevi gördüğüne dikkatİ çekerek; özellikle aile ve komşuluk gibi geleneksel bağların "sevgi eskimez" düsturuyla ayakta kaldığını belirtiyor.

''ESKİMEZ, ŞEKİL DEĞİŞTİRİR''

Toplumun her kesiminde karşılık bulan bu söz hakkında vatandaşlar da hemfikir.

Hayat tecrübesi yüksek olan büyüklerimiz sevgiyi, "Eskimeyen ancak zamanla daha bilge bir forma bürünen bir duygu" olarak tanımlıyor.

Genç nesil ise bu kalıcılığın anahtarının sabır ve fedakarlık olduğunu dile getiriyor.

Günümüzün hızlı ve dijital yaşamında sevginin bazen ihmal edildiği bir gerçek; ancak toplumun ortak kanaati, gerçek sevginin zamana karşı her zaman galip geleceği yönünde.

Muhabir: NAZMİ KAHRAMAN