Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde yaşayan 8 yaşındaki Narin Güran, 21 Ağustos 2024’te kayboldu. Ailesi ve çevresi günlerce arama yaptı, güvenlik güçleri bölgeyi taradı. Ancak küçük kızdan uzun süre haber alınamadı. 18 gün sonra, 8 Eylül 2024’te Eğertutmaz Deresi kıyısında bir çuval içinde cansız bedeni bulundu.
Olay, hem Diyarbakır’da hem de tüm Türkiye’de büyük üzüntü yarattı. Küçük bir çocuğun yaşamını kaybetmesi, soruşturmanın kısa sürede geniş çaplı yürütülmesine neden oldu.
NARİN KİMİN TARAFINDAN YAŞAMINI YİTİRDİ?
Adli Tıp Kurumu raporuna göre Narin, ağız ve burun kapatılarak, boynuna bası uygulanması sonucu oksijensiz bırakılarak hayatını kaybetti. Soruşturma sürecinde yapılan incelemeler kritik sonuçlar ortaya koydu. Amcası Salim Güran’ın aracının şoför koltuğunda küçük kıza ait DNA örnekleri bulundu.
Bu bulgu üzerine anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran gözaltına alındı ve “kasten öldürme” suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet istemiyle yargılandı. Komşuları Nevzat Bahtiyar da “delilleri gizleme” suçlamasıyla dosyaya dahil edildi.
NEDEN YAŞAMINI YİTİRDİ?
Mahkeme, 28 Aralık 2024’te kararını açıkladı. Anne, ağabey ve amca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı. Nevzat Bahtiyar’a ise 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Ancak gerekçeli kararda cinayetin “neden” işlendiği net biçimde ortaya konulmadı.
Kamuoyunda en çok sorulan “neden yaşamını yitirdi, hangi gerekçeyle böyle bir karar alındı?” sorusu hâlâ yanıtsız kaldı. Dava sürecini yakından takip eden hukukçular, dosyanın bu yönüyle eksik bırakıldığını dile getiriyor.
DNA DELİLLERİ NE GÖSTERDİ?
Narin’in cansız bedeninden alınan örneklerle birlikte olay yerinde bulunan kıyafetler ve çevredeki bazı materyaller laboratuvarlarda incelendi. Ancak birçok bulgu sonuç vermedi. Sadece amcanın aracında tespit edilen DNA profili dosyada kritik delil olarak kabul edildi.
Bu nedenle DNA bulguları, kimin sorumlu olduğuna dair önemli bir işaret olarak öne çıksa da olayın bütününü aydınlatmakta yetersiz kaldı.
DAVANIN HANGİ AŞAMADA OLDUĞU MERAK EDİLİYOR
Mahkeme kararının ardından dava istinaf sürecine taşındı. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, 26 Mayıs 2025’te cezaları oy çokluğuyla onadı. Ancak mahkeme başkanı, incelemenin yetersiz olduğunu belirterek karşı oy kullandı.
Dosya Yargıtay’a gönderildi. Cumhuriyet Başsavcılığı, cezaların onanmasını talep eden tebliğname hazırladı. Nihai kararın önümüzdeki aylarda verilmesi bekleniyor.
Narin’in adı, Diyarbakır’daki okul ve kütüphanelere, Türkiye’nin farklı şehirlerindeki parklara verildi. Adana Yüreğir’de 300 fidan dikilerek anısı yaşatıldı. Çocuğun adı, eğitim kurumlarında ve sosyal alanlarda kalıcı hale getirildi.
Aradan geçen bir yıla rağmen olayla ilgili bazı noktalar netlik kazanmadı. Mahkeme kararları açıklansa da, kamuoyunda “cinayetin nedeni” ve “kararın kim tarafından alındığı” soruları tartışılmaya devam ediyor. Ayrıca dosyada yer alan DNA delillerinin olayın tüm yönlerini aydınlatmaya yetmediği görüşü hukuk çevrelerinde sıkça dile getiriliyor.
ADALET ARAYIŞI DEVAM EDİYOR
Narin Güran’ın yaşamını kaybetmesinin üzerinden bir yıl geçti. Verilen cezalar kamuoyunu kısmen rahatlatsa da, eksik kalan yanıtlar toplumun vicdanında derin bir boşluk bırakıyor. Küçük bir çocuğun anısı, okul, park ve kütüphanelerde yaşatılırken, adalet beklentisi hâlâ devam ediyor.





