ABD’deki Microsoft Research bünyesinde geliştirilen ''Silica'' adlı yeni sistem, veri depolama teknolojilerinde çığır açabilecek bir adım olarak değerlendiriliyor.

Avuç içi büyüklüğündeki ince bir cam kare, yaklaşık 2 milyon kitaba eşdeğer veriyi depolayabiliyor ve bu verileri 10.000 yıldan uzun süre koruyabiliyor.

Araştırmacılar, hızlandırılmış yaşlandırma testlerinin cam üzerine yazılan verilerin binlerce yıl boyunca okunabilir kalacağını gösterdiğini belirtti.

Silica sistemi, verileri sıradan bir cam bloğun içine yazmak için ''femtosaniye'' adı verilen ultra kısa lazer darbeleri kullanıyor.

Her biri saniyenin katrilyonda biri kadar süren bu ışık atımları, camın iç yapısında mikroskobik değişiklikler oluşturuyor.

Lazer ışını belirli bir noktaya odaklandığında, camın moleküler yapısı yalnızca mikroskobik bir hacimde değişiyor.

''Voksel'' adı verilen bu üç boyutlu veri noktaları, camın içinde hassas konumlara yerleştirilerek büyük miktarda bilginin katmanlı biçimde depolanmasını sağlıyor.

İKİ FARKLI YAZIM YÖNTEMİ

Araştırmacılar, sistem saniyede yaklaşık 65,9 megabit verinin yazabildiğini belirterek, çoklu lazer ışınları kullanılarak bu hızın daha da artırılabileceğini söyledi.

Cam tabanlı bu yeni teknolojinin ısıya, manyetik alanlara ve çevresel etkilere karşı çok daha dayanıklı bir yapı sunduğunu ifade eden araştırmacılar, şöyle dedi:

''Silica projesi, yeni bir fiziksel keşiften ziyade, femtosaniye lazerler ve cam tabanlı depolamayı gerçek dünyada uygulanabilir bir sisteme dönüştürmesiyle öne çıkıyor. Veri kodlama, yazma, okuma ve hata düzeltme süreçlerinin tek platformda birleştirilmesi, teknolojiyi arşivleme için güçlü bir aday haline getiriyor.

Dijital arşivlerin giderek büyüdüğü günümüzde, binlerce yıl dayanabilecek bir depolama çözümü; kamu kayıtlarından kültürel mirasa, bilimsel verilerden kurumsal arşivlere kadar pek çok alan için yeni bir dönem başlatabilir.''

Çalışmanın sonuçları, bilim dünyasının saygın yayınlarından Nature dergisinde yayımlandı.

Kaynak: Sience Alert