Can, kalp ve damar hastalıklarının, kalbin işleyişini bozan ve sağlıklı çalışmasını engelleyen rahatsızlıkların genel adı olduğuna işaret ederek, "Kalp ve dolaşım sisteminde oluşan problemler sonucunda çeşitli kalp rahatsızlıkları gelişebilir. Sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek, düzenli egzersiz yapmak ve rutin kalp kontrollerini ihmal etmemek, kalp sağlığını korumada etkili yöntemlerdir." ifadelerini kullandı.
Özellikle obezite, tip 2 diyabet, yüksek tansiyon ve sağlıksız beslenme gibi faktörlerin son 50 yılda kalp hastalıklarına yakalanma ve bu hastalıklardan ölüm oranlarının artmasına katkı sağladığını ifade eden Can, konuyla ilgli Amerikan Kardiyoloji Koleji Asya 2025 Konferansı'nda sunulan bir çalışmaya işaret etti.
Can, dünya genelinde 10 milyon insanı kapsayan araştırma sonuçlarına göre, günde 100 gramdan fazla ultra işlenmiş gıda tüketiminin kalp hastalıklarının oluşumunda rol oynadığını aktardı.
STRES VE HAREKETSİZ YAŞAM
Can, ayrıca hipertansiyon, diyabet gibi kronik hastalıkların da kalp üzerinde olumsuz etkiler bıraktığının altını çizerek, şunları kaydetti:
"Kalp krizinde stres de önemli bir risk faktörü olarak son yıllarda öne çıkmaktadır. Stresten uzak durulmalıdır. Beslenmenin düzenlenmesi, gerekirse bunun için uzmana başvurulması, düzenli egzersiz yapılması, sigara ve alkolün bırakılması gerekmektedir.
Kalp hastalıklarını önlemek veya erken teşhis etmek için düzenli kalp kontrolleri yaptırılmalıdır. Özellikle aile öyküsü olan bireylerin 20 yaş itibariyle düzenli kardiyolojik muayenelerine gitmeleri önemlidir."