DİYARBAKIR

İşkencenin merkezi Hafıza müzesi olmalıdır

Diyarbakır’da, bir süre önce boşaltılan ve 12 Eylül darbesinin işkence ve insanlık dışı muamelenin merkezi olarak hafızalara kazınan 5. Nolu cezaevinin Hafıza müzesi olarak düzenlenmesi talep edildi.

Loading...

Abone Ol

Nazmi Kahraman

Diyarbakır’da, bir süre önce boşaltılan ve 12 Eylül darbesinin işkence ve insanlık dışı muamelenin merkezi olarak hafızalara kazınan 5. Nolu cezaevinin Hafıza Merkezi olarak düzenlenmesi talep edildi.

5 Nolu Cezaevi Hafıza Müzesi Girişim Grubu, bugün Diyarbakır Cezaevi olarak ta bilinen ve bir süre Önce Kültür Bakanlığına devredilen 5. Nolu cezaevinin önünde basın açıklaması yaptı. CHP Diyarbakır milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun da katıldığı toplantıda Grup adına basın metnini okuyan Rahime Karakaş bugünün, 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra bir işkence evine dönüşen 5 Nolu cezaevinde, baskıya, işkenceye, asimilasyona, itirafçılığa zorlama ve benzeri uygulamalara karşı tutsakların topluca direnişe başlamasının 40. yıldönümü olduğunu hatırlattı. 

Karakaş, başlatılan direnişin günlerce sürmesi nedeniyle başarıya ulaştığını hatırlatarak, “5 Eylül işte bu direniş kıvılcımının yakıldığı, cezaevinde "insanlık onuru işkenceyi yenecek" sloganının cezaevinin her tarafını sardığı, cezaevini inlettiği gündür” dedi. 

Karakaş, 12 Eylül darbesinden sonra cezaevlerinde yüzlerce insan işkence ve kötü muameleden ötürü öldüğünü ve öldürüldüğünü, binlercesinin sakat kaldığını, binlerce insanın idam cezasından yargılandığını, 50 kişi idam edildiğini belirtti. Ancak, Diyarbakır’daki 5. Nolu cezaevinin yerinin çok ayrı olduğunu söyleyen Karakaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Diyarbakır 5 Nolu cezaevinde Kürt halkının mücadeleci dinamikleri başta olmak üzere toplumun her kesiminden insanlarımız uygulanan vahşi işkencelerden nasibini aldı. 1981-84 yılları arasında işkencelerden 34 kişi yaşamını yitirdi ve yüzlerce kişi sakat kaldı. Aileler de içeride tutsak olan yakınları ile birlikte şiddetli travmalar yaşadılar. Bu süreç işkence ve işkenceye karşı direnişler süreci olarak sürdü. 5 Eylül 1983 öncesi ve sonrasında cezaevinde işkenceyle katledilen veya işkenceye karşı yaşamlarını ortaya koyan Necmettin Büyükkaya, Yılmaz Demir, Cemal Arat, Mehmet Hayri Durmuş, Bedii Tan, Remzi Aytürk, Orhan Keskin ve adını anmadığımız diğer şahsiyetlerin anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.”

“Aslına uygun Hafıza merkezi yapılsın”

5 Nolu cezaevinin alınan karar ile 20 Ekim 2022 tarihinde boşaltılarak müze yapılmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığına devredildiğini belirten Karakaş, “ 7 Haziran 2023 tarihinde projesi yapılmak üzere ihale edildi. Şu anda projesinin yapılma aşamasında olduğu tarafımızca ve kamuoyunca bilinmektedir. Bizler, 5 Nolu'da 1980-84 yıllarında yaşanan bu işkence ve vahşet döneminin tanıkları olarak, cezaevinin aslının tümüyle korunarak bir hafıza müzesi yapılması ile ilgili tüm aşamalarda yer almak ve tanıklıklarımızı ilgili kurumlar ve uygulayıcılarla paylaşmak istiyoruz.” dedi. 

Rahime Karakaş, 5 Nolu Cezaevi Hafıza Müzesi Girişim Grubu olarak taleplerini ise şöyle sıraladı: 

1- Bugüne kadar bir çok tadilat gören cezaevi binası, 80-84 yıllarındaki durumuna uygun hale getirilmelidir.

2- Cezaevinin orijinal yapısı içinde başka bir müze düşünülmemelidir. Etnografya gibi müzeler düşünülüyorsa cezaevinin kurulu olduğu alan 48 dönümdür. Bu alanda farklı mekanlar/yapılar olarak düşünülebilir. Bu anlamda müze kompleksine dönüştürülebilir. 5 Nolu cezaevine başka bir amaç için dokunulmamalıdır. Sadece cunta dönemi işkenceleri ile yüzleşme, gelecek kuşaklara miras olarak bırakma ve hafıza müzesi olarak yapılmalıdır.

3- Cezaevinin iç dizaynında, müze için materyallerin toplanması sürecinde Kültür ve Turizm Bakanlığı o dönemi yaşayan bizlerle ortak çalışma yürütmelidir. 

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">