DİYARBAKIR

Diyarbakırlı Ermeni Nişo ve Vivaldi Zülfo’nun hikayesi

Ermeni ünlü kaval ustası Dikran Nişan (Nişo) ve Doğu’nun Vivaldi’si Zülfi Yokuş (Zülfo)’ çakışan dramatik hayat hikayeleri, kaval enstrümanı üzerinden “Bilura Nişo” belgeseline konu oldu. 

Loading...

Abone Ol

Ferit Aslan

Diyarbakır’lı Ermeni ünlü kaval ustası Dikran Nişan (Nişo) ve Doğu’nun Vivaldi’si Zülfi Yokuş (Zülfo)’ çakışan dramatik hayat hikayeleri, kaval enstrümanı üzerinden çekimi 3 yıl süren “Bilura Nişo” belgeseline konu oldu. 

Yönetmenliğini Sedat Kıran ve editörlüğünü Ömer Leventoğlu’nan yaptığı, “Bilura Nişo” belgeselinin fragmanı paylaşıldı. Diyarbakır’da, 1915 yılında biri 9 diğeri 6 yaşında olan Nişo ve Zülfo’nun kesişen  dramatik hikayeleri, birinin yaptığı kaval, ney, zurnaların ününün uluslararası üne sahip olması, diğerinin ise Ergani tren garında kavala üflediği nefesi ile kendisine, “Vivaldi” denmesi, “Bilura Nişo” belgeselinde yer aldı. 

Bir enstrüman olan kaval üzerinden yola çıkılan ve kesişen ve dramatik bir son ile biten Nişo ve Zülfo’nun hikayelerinin yer aldığı belgesel filmde  her ikisinin çocukları da konuştu. 

DİKRAN NİŞAN (NİŞO) KİMDİR?

Diyarbakır’da yaşayan Ermeni cemaati üyesi Nişo, 1915’te, babası öldürülüp annesi ve 2 kardeşi ile Suriye’ye sürgüne gönderiliyor. Şanlıurfa civarında kafileden ayrılıp yeniden Diyarbakır’a dönüyorlar. Bir marangoz ustasının yanında çalışan Nişo, zamanlı çok iyi kaval, ney ve zurna yapmaya başlıyor. Bu konuda o kadar becerisi artıyor ki sadece Anadolu’dan değil, çevre ülkelerden bile adı bilinir ve kendisinden bu enstrümanlar alınmaya başlanıyor. 

“DAĞLAR HALA BENİM KAVALIN PERDELERİ İLE İNLER”

Nişo, 1977 yılında verdiği mülakatta, “Dîyarbekir havalisinin en yanık sesli kavalları, en gür sesli zurnaları ve en iyi dilli düdüklerini ben yaparım. Dağlar, hâla benim yaptığım kavalların verdiği perdelerde inler” der. 

Diyarbakır’dan 1970 yılında ayrılan Nişo, İstanbul’a göç eder. Vefat tarihi olan 1998 yılına kadar Feriköy’de yaşayan Nişo’nun ölünceye kadar evinin altındaki atölyesinde ahşabı oyup, düdük, bilur, (kaval) zurna yapmaktan vazgeçmemişti.

DOĞU’NUN VİVALDİ’Sİ ZÜLFİ, ZÜLFİ YOKUŞ KİMDİR?

Ergani ilçesinde yaşayan Zülfo, babası 1914 yılında savaşta asker olarak yaşamını yitirince üzülen Zülfo, günlerce ağlar. Gözlerindeki sıkıntı dönemin ilkel yöntemleri ile tedavi edilmeye çalışılınca iki gözünü kaybeder. Çok iyi bir nefese sahip olan Zülfo, yoksulluk nedeniyle bir tüfek namlusundan yapılan kavalı çalmaya başlar. Diyarbakır’da kaval yapmakta ustalığı nam salan Nişo’dan söz edilir. Nişo, Diyarbakır’a gelip kendisi ile tanışan Zülfo’nun  nefesinden etkilenir ve ona özel bir kaval yapar. 

ZÜLFO’YA  “DOĞU’NUN VİVALDİ” Sİ DENİR 

Nişo’dan aldığı özel kaval ile Ergani’ye dönen Zülfo, Ergani tren garında kaval çalmaya başlar. Nefesi ve kaval çalmaktaki ustalığı öyle yayılır ki duyanlar gelip kendisini görmek ister. O dönemde kendisi de bayağı ünlü olan Zülfo’yu bu nedenle Yaşar Kemal, Yılmaz Güney, Osman Şahin, Malmîsanij, Yılmaz Odabaşı gibi birçok ünlü yazar ve sanatçı kıymetini bilip anmışlardır. Resmi kayıtlarda adı Mehmet Zülfi Yokuş olan Zülfo, 1995 yılında yoksulluk içinde yaşamını yitirir. 

Diyarbakır, Ergani, Eğil ve İstanbul’da çekimleri yaklaşık 3 yıl süren, “Bilura Nişo” film belgeselinin önümüzdeki dönemle bir çok ulusal ve uluslararası film festivaline katılacağı belirtildi. 

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">