Tarihi kaynaklarda yer alan bilgilere göre, tarih boyunca birçok devletin hakimiyetine giren ve başkentlik yapan Diyarbakır, 1515 yılında yaşanan önemli bir gelişmeyle Osmanlı İmparatorluğu’nun idaresine katıldı.
Bu süreçte en dikkat çekici rolü ise dönemin önemli devlet adamlarından İdris-i Bitlisi'nin oynadığı kaydediliyor.
İdris-i Bitlisi’nin yürüttüğü diplomatik faaliyetler ve bölgedeki aşiretlerle kurduğu ilişkilerin, şehrin Osmanlı yönetimine geçmesinde belirleyici rol oynadığı kaydediliyor.
Diplomatik girişimleri ve bölgedeki etkisi sayesinde Diyarbakır’ın Osmanlı yönetimine geçmesinin hızlandığı ifade ediliyor.
Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sırasında katılım kararının alındığı belirtiliyor.
Katılımla Diyarbakır'ın kısa sürede Osmanlı’nın Doğu Anadolu’daki en önemli yönetim merkezlerinden biri haline geldiği anlatılıyor.
AMİD MERKEZ OLARAK BELİRLENDİ
Diyarbakır’ın Osmanlı yönetimine katılmasının ardından şehirde yeni bir idari düzen kurulduğu kaydediliyor.
Osmanlı klasik eyalet sistemi çerçevesinde Diyarbakır’da bir beylerbeyilik teşkilatı oluşturuldu ve Âmid merkez olarak belirlendi.
Bıyıklı Mehmed Paşa'nın 4 Kasım 1515 tarihinde Diyarbakır’ın ilk beylerbeyi olarak görevlendirildiği ve bu düzenleme ile Diyarbakır'ın, Osmanlı idari teşkilatı içinde kurulan 5. büyük eyalet olarak tarihe geçtiği belirtiliyor.
GENİŞ BİR EYALET YAPISI
Osmanlı döneminin ilk yıllarında Diyarbakır eyaleti oldukça geniş bir coğrafyayı kapsıyordu. 1515 yılında eyaletin toplam 34 sancaktan oluştuğu biliniyor. Bu sancaklar arasında Âmid, Ruha, Çemişgezek, Eğil, Bitlis, Palu, Siverek, Musul, Harput, Ergani ve Birecik gibi önemli merkezler bulunuyordu.
Zaman içinde Osmanlı idari yapısında yapılan düzenlemelerle eyaletin sınırları değişse de Diyarbakır uzun süre Doğu Anadolu’nun yönetim merkezi olmayı sürdürdü.