Yıl, 17 Kasım 1937 ve Türkiye Cumhuriyeti'nin lokomotifinin hızla ilerlediği bir dönem. Mustafa Kemal Atatürk, ülkenin dört bir yanını gezerken, Diyarbakır'dan Elazığ'a uzanan tren yolculuğu sırasında, tarihin akışını değiştirecek bir karar alındı. Bu karar, sadece bir şehrin adını değil, aynı zamanda ülkenin dil ve kültür politikalarını da derinden etkileyecekti.
TOPLANTIDA ALINAN KARAR
Çeşitli kaynaklarda yer alan bilgilere göre, Atatürk ve yakın çalışma arkadaşları, trenin lokomotifinin şiddetli gürültüsü arasında, bir toplantı yaptı. Konu, Diyarbakır şehrinin ismiydi. Yapılan araştırmalar sonucu, şehrin adının kökeninde ilginç bir gerçek ortaya çıktı. Diyarbakır'ın yakınlarındaki zengin bakır madenleri, şehrin adının ''bakır memleketi'' anlamına gelen ''Diyarbakır'' olarak değiştirilmesi gerektiği fikrini güçlendi.
TDK'YA İNCELEME TALİMATI
Kararın ardından, Ankara'ya bir telgraf çekildiği ve Türk Dil Kurumu'na detaylı bir inceleme yapılması talimatı verildiği belirtilirken, kurumun yaptığı titiz çalışmalar sonucunda, Diyarbakır'ın adının resmi olarak ''Diyarbakır'' şeklinde değiştirilmesi kararı alındı. Atatürk'ün bu emri, Türk dilinin tarihine ve coğrafyasına önemli bir iz bıraktı.
TELGRAFTA NELER YAZILIYDI
Türk Dili Dergisinin Haziran 1938 nüshasında yer alan Diyarbakır ile ilgili Ankara'ya Atatürk tarafından gönderilen telgrafta şu ifadelere yer verildi:
''Diyarbekir şehrinin isminin etimolojisine dair etüt var mıdır? Esasta bu şehrin ismi Bakır memleketi manasına gelen Diyarbakır olması gerekir. Artık bu tarihten sonra Diyarbekir ismi Diyarbakır olmalıdır.
Dil kurumunun bu hususta Tarih Kurumu ile iş birliği yaparak, historik ve lengüistik tetkikatta, Balıkesir saylavı İsmail Hakkı'nın da mesai birliğine davet edilmesi faydalı olacaktır. Tetkikatın titizlikle yapılmasını ve mümkün ise neticelerin takiben bildirilmesini saygılarımla dilerim.''