DİYARBAKIR

Diyarbakır'ın şifresini çözen adam

Diyarbakır’ın ''ayaklı kütüphanesi'' olarak bilinen Şevket Beysanoğlu, bir ömrü kadim kentin taşlarını konuşturmaya adadı. Surların dilini çözen, belgelerle bir kentin kimliğini yeniden inşa eden bu dev çınar, aha biçilmez bir miras bıraktı.

Abone Ol


Diyarbakır’da dar bir sokakta yürürken aslında hep onun adımlarına basıyorsunuz. Kimileri ona ''Diyarbakır’ın Hafızası'' diyor, kimileri ise ''Ayaklı Kütüphane''. Ancak o, bir şehrin sadece tarihini değil, ruhunu da yok olmaktan kurtaran isimsiz bir kahramandı.

İşte hukukçu kimliğiyle belgelerin peşine düşen, ömrünü bir kentin "şifrelerini" çözmeye adayan Şevket Beysanoğlu’nun hikâyesi.

MÜVEKKİLİ ''DİYARBAKIR'' OLDU

1920 yılında doğan Beysanoğlu, aslında Ankara Hukuk mezunu bir noterdi. Ancak o, mahkeme salonlarından ziyade tarihin tozlu sayfalarında adalet aradı.

Diyarbakır’ın her bir taşına ve unutulmuş köklü ailelerine adeta ''vasi'' tayin etti kendisini.

Bugün Diyarbakır'ın gizemlerini biliyorsak, bu Beysanoğlu’nun iğneyle kuyu kazdığı titiz araştırmaları sayesindedir.

Beysanoğlu’nun kütüphanesini bir hazine dairesine çeviren asıl olay, Ziya Gökalp’in kayıp mirasına sahip çıkmasıydı.

Gökalp’in Malta sürgünündeyken yazdığı, yok olup gitmek üzere olan orijinal mektupları tek tek topladı.

Ailelerle görüşerek bu belgeleri koruma altına alan Beysanoğlu, bugün o döneme dair bildiğimiz pek çok insani detayın gün yüzüne çıkmasını sağladı.

''BİR MÜHÜR BİR DEVRİN İMZASIDIR''

Beysanoğlu’nun koleksiyonunda Diyarbakır’ın eski valilerine ve kadılarına ait şahsi mühürler bulunurdu. Ona göre; bir mühür sadece bir imza değil, o ana tanıklık eden bir devrin mührüydü. Her bir mühürle birlikte bir evliliğin, bir vakfın ya da bir mülkün hikâyesini de arşivledi.

Beysanoğlu, kentine olan aşkını şu dizelerle ölümsüzleştirmişti:

"Surlarının her taşında bin yıllık bir gurur gördüm... Senin her sokağında ecdattan bir huzur gördüm."

Bugün onun adını taşıyan kütüphaneler, bir adamın şehrine duyduğu sarsılmaz sadakati barındırıyor.

Şevket Beysanoğlu, Diyarbakır'ı bir şehirden öte, bir ''insanlık mirası'' olarak geleceğe taşıdı.


< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">