DİYARBAKIR

Diyarbakır’ın kayıp kiliselerinin yerleri belirlendi

Diyarbakır’da İslam öncesine uzanan çok dinli geçmişin izleri yeniden gün yüzüne çıkıyor. Kentte yüzyıllar önce inşa edilen kayıp kiliselerin yerleri ve hikâyeleri araştırmalarla ortaya kondu.

Abone Ol


Diyarbakır, yalnızca İslami yapılarıyla değil, aynı zamanda İslam öncesi dönemden kalan çok dinli ve çok kültürlü mirasıyla da dikkati çekiyor.

Son dönem araştırmalar, şehrin dört bir yanına dağılmış kayıp kiliselerin yerlerini ve geçmişini yeniden ortaya koydu.

BİR ARADA YAŞADILAR

Tarihi kaynaklarda yer alan bilgilere göre, İslamiyet öncesi dönemde Diyarbakır, Güneş’e tapan Şemsiler, Yahudiler ve farklı Hıristiyan mezheplerinin bir arada yaşadığı çok dinli bir merkezdi.

Hıristiyanlar ise şehirde Gregoryan Ermeni, Yakubi/Süryani Kadim, Ortodoks Rum, Melkit ve Nasturi mezheplerine ayrılıyordu. Her bir mezhep kendi kilisesine sahipti.

CAMİYE DÖNÜŞEN İLK KİLİSE

Şehrin en dikkat çeken yapılarından biri Mar-Thoma Kilisesi, Hristiyanlık öncesi bir pagan mabediyken kiliseye dönüştürüldü. 639 yılındaki İslam fethinden sonra önce kısmî olarak, ardından tamamen camiye çevrildi. Bu yapı, bugün Diyarbakır Ulu Camii’nin yer aldığı alandaydı.

MERYEMANA KİLİSESİ HALEN AYAKTA

Yakubi Süryanilere ait Meryemana Kilisesi, şehrin batısında, Lalabey Camii ile Şeytanpazarı arasında bulunuyor. Roma dönemi izleri taşıyan yapının, 1700 yılında yeniden restore edildiği ifade ediliyor.

Bugün hâlâ ibadete açık ve Diyarbakır’daki en iyi korunmuş kiliselerden biri.

UNUTULMUŞ VE YIKILMIŞ KİLİSELER

Şehirdeki birçok kilisenin zamanla yıkıldığı ya da izlerinin silindiği araştırmalarla ortaya çıktı.

İşte bazıları:

Yaftizci Mar-Yuhanna Kilisesi, 4. yüzyılda inşa edildi, günümüzde sadece arsası biliniyor.

Mar-Istefanos Kilisesi, 503 yılında İranlılar tarafından istila edilip ateş tapınağına dönüştürüldü.

Mar-Zu’oro Kilisesi, Urfa ve Antakya’dan getirilen ruhani liderlerin gömüldüğü kutsal bir yapıydı, yıkıldı.

Kırklar Kilisesi, beşinci yüzyılda inşa edildi, İranlıların yıkımından kurtulan nadir yapılardandı.

Mar-Kozma ve Duymana Kilisesi, önce Süryanilere, sonra Rum Ortodokslara ait oldu; 1930 yılına kadar ayaktaydı.

Mar-Pityon kilisesi: Şeyh-Matar r’Şeyh Mutahar” Camii civarında gösterilen
bu kilise bir Nasturi tapınağı idi.

Saint Teodoros Kilisesi: Fatih Paşa Camii bitişiğinde gösterilen bu kilise de yıkıldı.

Mar-Hananyo kilisesi: Muallak Cami civarında idi. Nasturi tapınağı olup yapılış ve yıkılış tarihleri tespit edilememiştir.

Mar-Şilo Kilisesi: Amid Metropoliti Mar-Mara, 520 yılında yapmış ve ölümünden sonra cesedi buraya gömülmüştür. Yıkılış tarihi ve yeri belli değildir.

Büyük-Kilise: İmparator Herakliyus 629 yılında yaptırdı. Yıkılıi ve yeri belirlenemedi..

ŞEMSİLERİN TAPINAĞINDAN NASTURİ KİLİSELERİNE

Şehrin Mardin Kapısı yamacında bulunan Şemsiler Tapınağı, bölgedeki Güneş'e tapan topluluğun izlerini taşıyordu.

20. yüzyıla kadar kalıntıları ayakta kalan bu yapının, yol genişletme çalışmaları sırasında tamamen yok olduğu belirlendi.

Nasturilere ait olduğu bilinen Mar-Pityon ve Mar-Hananyo gibi diğer kiliseler de günümüze ulaşamadı.

TARİHİ KİMLİK YENİDEN KEŞFEDİLİYOR

Diyarbakır’daki bu çok katmanlı dini mirasın, yalnızca dinî değil, aynı zamanda mimari ve kültürel hafızanın da bir parçası olduğu kaydediliyor.

Kaybolan ya da unutulan bu yapılar, şehrin kadim çok kültürlü kimliğini hatırlatıyor.

Bugün bazıları yıkıntı hâlinde, bazıları ise sadece belgelerde yer alsa da, bu kiliseler Diyarbakır’ın tarihsel dokusunda derin izler bırakmaya devam ediyor.

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">