DİYARBAKIR

Diyarbakır’ın ilçesinde Güneydoğu’nun en büyüğü yapılmış!

Diyarbakır’ın Eğil ilçesinin, Güneydoğu’nun en büyük manastırına ev sahipliği yaptığı ve episkoposluk merkezi oluşuyla Hristiyanlık tarihinde özel bir yere sahip olduğu belirlendi.

Abone Ol


Diyarbakır’ın kuzeyinde yer alan Eğil ilçesi, tarih boyunca sadece stratejik bir nokta değil, aynı zamanda inanç ve ilim merkezi olarak da öne çıkıyor.

Hz. İsa'nın havarilerinden biri olan I. Adey’in 1. yüzyılda bu bölgeye gelişiyle birlikte Eğil'in, Hristiyanlık dünyasında önemli bir dönüşüme sahne olduğu kaydediliyor.

Tarihi kaynaklarda, I. Adey'in, burada sadece dini yaymakla kalmadığı, aynı zamanda Güneydoğu Anadolu’nun en büyük manastırlarından birini inşa ettirerek Eğil’i bir episkoposluk merkezi haline getirdiği kaydediliyor.

Bu yapının, bölgenin hem dini hem de kültürel kimliğini yüzyıllarca şekillendirdiği ifade ediliyor.

Hristiyanlık tarihinde Eğil’in önemli bir yer tutmasının bir diğer nedeninin de burada gömülü olan ruhani liderler olduğu kaydedilerek, bunlardan biri olan Diyarbakır’ın 3. piskoposu Mar Aday'ın, Urfa kralı Küçük Abgar tarafından öldürülerek, Eğil Kilisesi’ne defnedildiği kaydediliyor.

Bu olayın da, Eğil’i Hristiyan dünyasında kutsal kabul edilen merkezlerden biri haline getirdiği belirtiliyor.

Bölgenin, sonraki yüzyıllarda da birçok önemli din adamını yetiştirdiği belirtilerek, Eğil Kilisesi ve çevresinin, yüzyıllar boyunca rahiplerin, piskoposların ve azizlerin uğrak yeri olduğu anlatılıyor.

EĞİLLİ RUHANİLER DÜNYA SAHNESİNDE

Eğilli II. Adey'in, 313’te Milano Fermanı ile Hristiyanlık resmi din ilan edildikten sonra, 325 yılında toplanan İznik Konsili’ne katılarak bölgede yetişen ilk büyük dini temsilcilerden biri olduğu berlittiliyor.

Yine Eğil doğumlu olan Rahip Musa'nın, 6. yüzyılda Yunanca ve Süryanice'yi bilen nadir âlimlerden biri olarak tanındığı ifade edilerek, antik metinleri çevirerek dini literatüre önemli katkılarda bulunduğu bildiriliyor.

558’de piskopos ilan edilen Iovanna'nın, Efes’te 92 kilise ve 12 manastır inşa ettirerek tarihe “Efesoslu Iovanna” olarak geçtiği kaydediliyor.

THEODOTO’DAN KUDÜS’E UZANAN BİR YOLCULUK

Eğilli din adamlarından bir diğeri olan Theodoto'nun, Antakya’da Patrik Theodoros ile birlikte manastır yaşamı sürdüğü ve daha sonra Kudüs’e giderek dini faaliyetlerini burada sürdürdü ve Theodoto’nun ününün Diyarbakır ve çevresini aşarak Hristiyan coğrafyasının pek çok noktasına yayıldığı belirtiliyor.

KAYIP BİR MİRASA YENİDEN BAKIŞ

Bugün Diyarbakır’ın Eğil ilçesi, sahip olduğu bu derin dini mirasla geniş kitlelerce yeterince bilinmese de, arkeolojik ve kültürel açıdan büyük bir potansiyel barındırıyor.

Özellikle Güneydoğu’nun en büyük manastırının burada inşa edilmiş olması, Eğil’i sadece bir kasaba değil, tarihi bir inanç başkenti haline getiriyor.

Kimi kaynaklara göre hâlâ keşfedilmeyi bekleyen mezarlar, manastır temelleri ve dini yapılar, Eğil’in geçmişteki ihtişamını gözler önüne serecek nitelikte.

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">