Tarihi kaynaklara göre, tarih boyunca medeniyetlerin göz bebeği olan, zenginliği ve stratejik konumuyla göz kamaştıran Diyarbakır, bir dönemin küresel süper gücü İngiltere’nin de yakın markajındaydı. 1854 yılından 1905’e kadar bölgede görev yapan İngiliz konsolosları, kadim kenti adeta mercek altına aldı.
Şehrin sadece askeri gücü ve ekonomik potansiyeli değil; iklimi, su kaynakları ve sosyal dokusunun dahi hazırlanan raporlarda en ince ayrıntısına kadar işlendiği belirtiliyor.
Ancak, İngiltere’nin bu yoğun ilgisinin arkasındaki asıl neden, aradan geçen yıllara rağmen hala tam olarak aydınlatılamadı.
50 YILLIK SESSİZLİK: DOSYALAR NEREDE?
Arşivlerdeki en büyük gizemin ise raporların dağılımında saklı olduğu ifade ediliyor.
İngiliz belgelerinde Kayseri, Konya ve Trabzon gibi pek çok Anadolu şehri hakkında ayrıntılı ve çok sayıda özel rapor bulunurken, Diyarbakır söz konusu olduğunda derin bir sessizliğin hakim olduğu kaydediliyor.
Tarihçiler ve araştırmacılar, Diyarbakır’a ait özel ve detaylı dosyaların İngiliz arşivlerinin derinliklerinde henüz keşfedilmeyi beklediğini belirterek, bu kritik dosyaların ne zaman gün yüzüne çıkacağının da merakla beklendiğini ifade ediyor.