DİYARBAKIR

Diyarbakır’ı yöneten engelli vali

Diyarbakır’da Osmanlı döneminde görev yapan 8 engelli vali, fiziksel engellerine rağmen şehri başarıyla yönetti. Kentte engellilere yönelik ilk uygulamaların izleri ise M.Ö. 7000’e kadar uzanıyor.

Abone Ol


Diyarbakır, sadece tarihi yapıları ve kültürel zenginliğiyle değil, aynı zamanda kapsayıcı yönetim anlayışıyla da tarihe ışık tutuyor.

Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Kenan Haspolat tarafından yapılan çalışmalara göre, Osmanlı döneminde Diyarbakır’da görev yapan 8 vali, fiziksel ya da zihinsel engellerine rağmen kenti başarıyla yönetti.

Bu isimler, yalnızca birer yönetici değil; engelli bireylerin toplumda söz sahibi olabileceğinin, tarih boyunca önemli roller üstlenebileceğinin de canlı kanıtları.

İLK VERİLER ÇAYÖNÜ’NDEN

Prof. Haspolat, Diyarbakır’daki engelli bireylerle ilgili ilk izlerin, M.Ö. 7000 yılına tarihlenen Çayönü kazılarında ortaya çıktığını belirtiyor. Kemik kalıntılarında engellilik izlerine rastlanması, bölgedeki yaşamda farklı bireylerin de yer aldığını gösteriyor.

800 YIL ÖNCE GÖRME ENGELLİ OKULU AÇILDI

Haspolat’ın aktardığı bilgilere göre, Diyarbakır’ın fethi sırasında sahabe Muaz bin Cebel, bedensel engelli olmasına rağmen savaşta yer aldı. 1200’lü yıllarda, Artuklular döneminde ise şehirde ilk görme engelliler okulu kuruldu.

Bu eğitim kurumunun, engelli bireylere yönelik bilinçli ve kapsayıcı uygulamaların ne kadar eskiye dayandığını ortaya koyduğu kaydediliyor.

OSMANLI DÖNEMİNDE 8 ENGELLİ VALİ

Diyarbakır’da Osmanlı döneminde görev yapmış olan ve engellerine rağmen şehri başarıyla yöneten 8 vali şunlar:

''Sağır Behram Paşa (1576-1577)

Deli İbrahim Paşa (1590-1592 ve 1593-1594)

Deli Murad Paşa (1624-1626)

Telli Mustafa Paşa (1646-1647)

Topal Hüseyin Paşa (1695-1696)

Topal Yusuf Paşa (1699-1701)

Kör Hazinedar Ali Paşa (1771-1773).''

Bu isimlerin, kendi dönemlerinde Diyarbakır’ı idari, askeri ve sosyal anlamda yönlendiren önemli figürler olduğu ifade ediliyor.

CUMHURİYET DÖNEMİNDE ENGELLİLERİN ROLÜ

Haspolat ayrıca, Cumhuriyet döneminde Diyarbakır’daki görme engelli bireylerin musiki, hafızlık gibi alanlarda öne çıktığını; bunun yanında günlük işlerde aktif roller üstlendiklerini de belirtti. 1956’da açılan Sağırlar ve Dilsizler Okulu'nun, engellilere yönelik eğitimin kurumsallaşmasının ilk adımı olduğu belirtiliyor.

DİYARBAKIR’IN MÜŞFİK YÜZÜ

Diyarbakır halkının, özellikle zihinsel engelli bireylere karşı şefkatli ve koruyucu bir yaklaşım sergilediği de tarihsel kaynaklardan anlaşılıyor.

Haspolat, bu yaklaşımın hem aile yapısına hem de kültürel mirasa yansıdığını ve geçmişten günümüze uzanan toplumsal bir değer haline geldiğini ifade ediyor.

TARİHİNDEN GÜCÜ ALAN BİR ŞEHİR

Diyarbakır, geçmişinde yer alan bu ilham verici isimlerle ve uygulamalarla bugün engelli bireylere yönelik farkındalık çalışmalarına önemli bir miras sunuyor.

Osmanlı döneminde engellilerin yönetici olabildiği bu kadim şehir, günümüzde de kapsayıcı sosyal politikaların merkezi olmaya aday.


< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">