Tarihi kaynaklarda yer alan bilgilere göre, Diyarbakır’ın yakınlarında halk arasında "Karakilise" olarak bilinen Mar İliya Manastırı, antik dünyanın zengin kütüphanelerinden birine ev sahipliği yapıyordu.

Diyarbakır Sur'da imar değişikliği: resmi kurum alanı oldu
Diyarbakır Sur'da imar değişikliği: resmi kurum alanı oldu
İçeriği Görüntüle

Antik dönemde siyasi baskılardan kaçan ruhani liderlere de sığınak olan ve asırlar boyunca ayakta kalan Karakilise’den bugün geriye tek bir taş bile kalmadı.

Ünlü tarihçi Abulfaraç’ın notlarına göre bu manastır, sıradan bir inanç merkezi değildi.

Her branştan paha biçilemez el yazması kitabın toplandığı bu manastırın, zamanla antik dünyanın en nadide kütüphanelerinden birine sahip olduğu kaydediliyor.

Burada yazılan ve korunan eserlerin bir kısmının (Urfalı Mar Yakub’un ünlü yapıtı gibi) asırlar sonra Musul kütüphanelerine kadar taşındığı ifade edilerek, buranın tam anlamıyla bölgenin en büyük yüksek eğitim kaynağı olduğu belirtiliyor.

NEDEN ''KARAKİLİSE'' DENİLİYORDU ?

Osmanlının 1500'lü yıllarına ait kayıtlarında, Diyarbakır'ın güneybatısında yer alan ve 'Kangırt'' olarak geçen bu bölgenin, tamamen Süryani nüfustan oluşan 100 haneli köklü bir yerleşim olduğu kaydediliyor.

Diyarbakır mimarisinin de sembolü olan görkemli siyah bazalt taşların kullanılması nedeniyle manastıra halk arasında ''Karakilise'' denilmeye başlandığı kaydediliyor.

Kaynaklara göre, uzaktan bakıldığında simsiyah bir kale gibi yükselen bu devasa yapı, bölge halkının hafızasına "Karakilise" olarak kazındı.

TEK TAŞI DAHİ KALMADI

Bugün Diyarbakır merkeze yaklaşık 8 kilometre mesafedeki, Çarıklı (Çanakçı) yolu üzerindeki geniş tepede bir dönemin dünya çapındaki bilim merkezi olan yapıdan günümüze tek taş dahi kalmadı.

Kaynak: Mehmet Şimşek