DİYARBAKIR

Diyarbakır'daki camiye neden ''parlı'' adı verildiğini biliyor musunuz?

Diyarbakır’ın kalbinde gizli bir mücevher gibi duran Parlı Cami'ye neden bu adın verildiğini biliyor musunuz?

Abone Ol

Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın amcasının oğlu İpar Bayındır Bey tarafından yaklaşık 550 yıl önce Diyarbakır'da inşa ettirilen Parlı Cami (Cami-i Safa), adeta canlı bir tarih kitabı gibi. Ancak bu tarihi yapı, sadece mimarisiyle değil, hakkında anlatılan efsaneler ve yaşanan olaylarla da büyük bir gizem taşıyor.

MİNARESİNDEN GÖĞE YANSIYAN EFSANEVİ PARILTI!

Tarihi kaynaklardaki bilgilere göre, caminin bembeyaz taştan yapılmış minaresi, başlı başına bir sanat eseri. Tepeden tırnağa kabartma işlemeleriyle süslü bu minare, eski rivayetlere göre çok daha fazlasıydı.

O dönemde yaşayanların anlattıklarına göre, kabartmaların arasına yerleştirilmiş ''parlak seramik, Necef ve kristal taşları'' sayesinde, güneş ışınları minareye vurduğunda göğe doğru akıl almaz bir parıltı yayılıyordu!

Minare, adeta bir ışık kulesi gibi, şehrin üzerinde pırıl pırıl parlıyordu.

Bu özelliğinden dolayı da camiye halk arasında Parlı Cami deniliyor.

Minaredeki ışığı yansıtan özel taşların zamanla yok olması sonucu caminin bu özelliğini yitirdiği ifade ediliyor.

MİLYONLUK MİNBER TEKLİFİNE HALKTAN DİRENİŞ!

Parlı Cami'ni özel kılan bir başka detay ise mihrabı ve özellikle de minberi. Yekpare mermerden oyulmuş, üzerinde incelikli süslemeler bulunan bu sanat eseri minber, bir dönem büyük bir pazarlığın konusu olmuş.

İddialara göre, şehrin daha büyük ve kalabalık olan Cami-i Kebir'i, Parli Cami'nin bu eşsiz minberini kendi camilerine taşımak istedi.

Bunun için "bir hayli meblağ" (servet değerinde bir para) teklif edildiği konuşuluyordu. Ancak mahalle halkı, bu "milyonluk teklife" karşı tek vücut oldu ve minberin yerinden oynatılmasına kesinlikle karşı çıktı!

Tarihin derinliklerinde kalmış bu olay, Parlı Cami'nin sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda mahallelinin kimliğiyle bütünleşmiş, dokunulmaz bir emanet olduğunu gösteriyor.

Caminin iç duvarlarındaki değerli çiniler de, bu saklı hazinenin diğer paha biçilmez detayları arasında yer alıyor.

Diyarbakır'ın bu eşsiz camii, sadece ibadete açılan bir yapı değil; aynı zamanda bir asırlık sırları, efsaneleri ve mahalle halkının kararlılığını fısıldayan canlı bir anıt olarak ayakta duruyor.

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">