Zeliha Sultan’ın Diyarbakır’daki mezarı, Osmanlı tarihinin az bilinen bir yönünü ortaya koyuyor. IV. Murad’ın kızı olan Zeliha Sultan, saraydan uzakta sade bir hayat sürmüş ve hayatını Anadolu’nun bir köyünde tamamlamıştı.
Mezarının bugüne kadar geniş kamuoyunca bilinmemesi, tarih meraklılarının dikkatini çekiyor.
OSMANLI’NIN UNUTULAN SULTANI DİYARBAKIR’DA ORTAYA ÇIKTI
IV. Murad’ın kızı Zeliha Sultan’ın mezarı, Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bağlı Karpuzlu (Herta) köyünde yer alıyor.
Sarayda geçen yılların ardından Anadolu kırsalında yaşamını sürdüren Zeliha Sultan’ın bu tercihi, tarihsel belgelerde yer almayan sessiz bir süreci gün yüzüne çıkarıyor.
BİR HUTBEYLE BAŞLAYAN KADER
IV. Murad, Bağdat Seferi öncesinde sarayda hutbe veren Musullu din âlimi Şeyh Mahmud’un oğlu Mustafa ile kızını evlendirdi. Bu evlilik sonrası Zeliha Sultan, önce İstanbul’da kaldı, ardından eşinin vefatıyla Diyarbakır’a yerleşti.
DİYARBAKIR’DA AŞK, ACI VE SADAKAT
Eşinin vefatı sonrası saraya dönmesi teklif edilse de Zeliha Sultan'ın, kayınpederi Şeyh Mahmud’un yanına gitmeyi tercih ettiği belirtiliyor.
Zeliha Sultan'ın, kısa süre sonra çocuğunu da kaybettiği ve derin bir acı yaşadığı ve bu gelişmelerin onu tamamen İstanbul’daki yaşamdan kopardığı kaydediliyor.
BİR SULTANIN SON DURAĞI
Zeliha Sultan’ın mezarı, Karpuzlu köyünde, Şeyh Mahmud’un türbesinin hemen yanında bulunuyor. Mezarı yerel halk tarafından bilinse de, geniş kitlelerin dikkatinden bugüne dek uzak kaldı.
SESSİZCE GÖMÜLEN BİR HİKÂYE
Zeliha Sultan’ın hikâyesi, Osmanlı’nın resmi anlatılarında yer almasa da, Diyarbakır kırsalında iz bırakan bir yaşam öyküsünü ortaya koyuyor.
Camiler yaptırmış, çocuğunu toprağa vermiş ve saraya bir daha dönmemişti. Mezarının başında hâlâ dualar okunuyor.