Diyarbakır ile ilgili tarihi belgelerde yer alan bilgilere göre, Yahudilerin Diyarbakır’da kendi adlarını taşıyan bir mahallede yaşıyordu. Bu mahallenin müstakil olmadığı ve Arap Şeyh Camii Mahallesi’nin bir parçasını oluşturduğu ifade ediliyor.
Bazı araştırmalar da, Yahudi mahallesinin konumunu Yenikapı civarı olarak gösterirken, şehirde Batı’daki örneklerde olduğu gibi getto tarzında, diğer kesimlerden kopuk bir yerleşim bulunmadığı kaydediliyor.
Kayıtlar, mahalle sakinlerinin toplumun farklı kesimleriyle özellikle ticaret alanında çeşitli ilişkiler kurduğunu gösteriyor.
TARİHSEL KÖKENLERİ
Milattan önce 732 yılında başlayan sürgünlerle Yahudilerin Bâbil bölgesine yerleştirildiği ve M.Ö. 721’de Asurlular tarafından on kabilenin tehcirinin gerçekleştirildiği kaydediliyor.
M.Ö. 597’de Nebukadnezzar'ın, Yehuda Krallığı’na son vererek 10 bin kişiyi Kudüs’ten Bâbil’e sürdüğü ifade edilerek, M.Ö. 586 yılında ise 40 bin Yahudi'nin daha aynı bölgeye göç ettirildiği belirtiliyor.
Bu süreç sonucunda oluşan Bâbil Yahudiliği’nin, Diyarbakır Yahudilerinin kökenini oluşturduğu ifade ediliyor.
YÜZYILDA GÖÇ VE CEMAATİN ORTADAN KALKMASI
Diyarbakır salnamelerine göre, 19. yüzyılda Diyarbakır’daki Yahudi nüfusunun zamanla azaldığı ve cemaat üyelerinin başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin farklı bölgelerine ve yurtdışına göç ettiği bildiriliyor.
İsrail’in kurulmasıyla birlikte bu göç sürecinin hızlandığı, bu gelişmelerin ardından Diyarbakır’daki Yahudi cemaatinden geriye neredeyse hiçbir iz kalmadığı kaydediliyor.
Benzer durumun Mezopotamya ve Irak coğrafyasındaki diğer Yahudi toplulukları için de geçerli olduğu belirtiliyor.
Bâbil Yahudiliği olarak bilinen yapının, İsrail’in kuruluşu sonrasında zamanla ortadan kalktığı belirtiliyor.




