Osmanlı padişahı IV. Murad’ın Bağdat seferi öncesinde uğradığı Diyarbakır, hem askeri hem de manevi yönüyle önemli bir durak oldu.
Bu süreçte padişahın Rûmiye Şeyhi ile yaşadığı olaylar, Evliya Çelebi’nin Seyahatnâmesi’nde ayrıntılı biçimde yer aldı.
Başlangıçta saygı ve güven üzerine kurulu olan bu ilişki, kısa süre sonra trajik bir sona dönüştü.
ŞEYHİN KARŞILAMASI
''IV. Murad, Anadolu’dan geçerek Halep’e ulaştığında Diyarbakır ayânı kendisini karşıladı. Bu törende Şeyh Aziz Mahmud Urmevi 3 bin müridiyle birlikte yer aldı'' diye aktaran Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde, şeyhin, “Bağdat’a gidüp, feth ile düşmandan intikâm alarak kân dökeceksiniz” diyerek Bağdat’ın fethedileceğini müjdelediği kaydediliyor.
Şeyhin bu sözlerinin, padişahın moralini yükselttiği ve ona saygı duymasına neden olduğu belirtilerek, Sultan Murad'ın, şeyhe Bağdat dönüşü ihsanlarda bulunduğu, halkla ilişkilerinde de aracılık yapmasına izin verdiği kaydediliyor.
TRAJİK SON
Bağdat seferinden dönen IV. Murad'ın, şeyhin güç kazandıkça ileride Osmanlı yönetimi için potansiyel bir tehdit olabileceği yönündeki endişeler ve çeşitli kışkırtmalar sonucu şeyh Urmevi'nin idam fermanını imzaladığı belirtiliyor.
Evine gönderilen cellatlar tarafından boğularak öldürülen şeyhin, Diyarbakır Rum Kapısı yakınlarına defnedildiği kaydediliyor.