Tarihi kaynaklara göre, 15. yüzyılda Akkoyunlu Devleti'nin önemli merkezlerinden biri olan Diyarbakır, kısa bir süre başkent olarak kullanıldı. Ancak kent o dönemde kanlı bir iktidar mücadelesine sahne oldu.
Sultan Yakup'un ağabeyi Sultan Halil'e karşı giriştiği taht savaşı ve sonrasında yaşanan esrarengiz ölüm, dönemin siyasi atmosferini ve saray entrikalarını yansıtan tarihi bir olay olarak kayıtlara geçti.
KANLI MÜCADELE DİYARBAKIR'DA BAŞLADI
Tarihi belgelerde, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın oğlu olan Sultan Yakup'un babasının ölümünden sonra tahta geçen ağabeyi Sultan Halil tarafından Diyarbakır valiliğine atandığı belirtiliyor. Ancak Yakup'un, bu görevle yetinmeyerek iktidarı tamamen ele geçirme amacıyla harekete geçtiği kaydediliyor.
Diyarbakır’da topladığı güçle isyan başlatan Sultan Yakup, ağabeyi Sultan Halil’i tahttan indirerek öldürttü. Bu gelişme, Akkoyunlu Devleti’nde kardeş katlinin bir kez daha yaşanmasına neden oldu.
AKKOYUNLU SARAYINDA ENTRİKALAR
Sultan Yakup'un, tahta geçtikten sonra saltanatını kısa süre sürdürebildiği ifade edilerek, ''1490 yılında aniden hayatını kaybetti. Bu ölümün nedeni net olarak açıklanmasa da, dönemin bazı kaynakları Yakup’un saray içi bir entrika sonucu zehirlendiğini ileri sürdü'' deniliyor.
Zehirlenme iddiasının merkezinde, Sultan Yakup’un eşi olduğu Gevherşah Sultan'ın yer aldığı iddia ediliyor.
Bu ismin, Fatih Sultan Mehmet’in kızı olan ve Sultan Yakup’un kardeşi Uğurlu Mehmed’le evli Gevherhan Sultan ile karıştırılmaması gerektiği de vurgulanıyor.
TAHT KAVGALARI DEVLETİ ZAYIFLATTI
Akkoyunlu Devleti'nin farklı dönemlerinde şehzadeler arasında sıkça yaşanan taht mücadelelerinin, merkezi otoriteyi zayıflattığı anlatılıyor.
Diyarbakır’da yaşanan bu olayın da, söz konusu geleneğin en dikkati çeken örneklerinden biri olarak kayıtlara geçtiği belirtiliyor.




