DİYARBAKIR

Diyarbakır'da ikinci sur hattı nasıl ortaya çıktı, hendekte nehir mi akıyordu?

Diyarbakır'da tarihi surların dışında ikinci bir savunma hattı bulunduğu bildirildi. Bu ikinci hattın kalıntıları bugün hâlâ görülebiliyor mu? Detaylar haberimizde...

Abone Ol


Diyarbakır'ın tarihi sur yapısı, yalnızca günümüze ulaşan büyük surlardan ibaret değil.

Kaynaklara göre, bu görkemli savunma hattının hemen dışında yer alan ikinci bir duvar ve onu çevreleyen hendek sistemi, şehrin geçmişte ne kadar güçlü korunduğunu gözler önüne seriyor.

TARİHİ SURLARIN DIŞINDA BİR DUVAR DAHA VARDI

Çeşitli kaynaklarda, Diyarbakır surlarının dışında ikinci bir savunma hattı daha bulunduğu belirtiliyor.

Bu ikinci surun, ana surdan daha alçak olduğu, zamanla büyük oranda yıkılsa da günümüzde bazı kesimlerde 5 ila 10 metrelik bölümlerinin hâlâ ayakta kaldığı ifade ediliyor.

Söz konusu duvarda burç ve siper gibi yapılar yer almasa da, askeri anlamda önemli bir işlev taşıdığı aktarılıyor.

Bu yapının, Diyarbakır’ı çevreleyen ana savunma sisteminin bir parçası olduğu, tarih boyunca şehri kuşatmalara karşı koruduğu bildiriliyor.

İKİ SUR ARASINDA HENDEK VE SU SİSTEMİ

İkinci surun hemen dışında, yaklaşık 10-12 metre genişliğinde ve benzer derinlikte bir hendek bulunduğu belirtiliyor.

Bu hendeğin 'Ayn-ı Zülal' ve 'Balıklı' kaynaklarından gelen sularla dolduğu kaydediliyor.

Sert kaya zeminin oyulmasıyla oluşturulan hendeği, ikinci surun çevresini adeta bir nehir gibi sardığı ve böylece doğal bir savunma hattı olarak işlev gördüğü kaydediliyor.

DİYARBAKIR SURLARIYLA BÜTÜNLEŞEN KÖŞKLER VE MESİRELER

Surların yalnızca askeri amaçlarla değil, sosyal yaşamla da ilişkili olduğu kaydediliyor.

Surların çevresinde yer alan Balıklı Kasrı ve Veznedar Kasrı gibi yapıların, dönemin sosyal alanları arasında gösterildiği ifade edilerek, ayrıca sur içi ve İç Kale bölgesinde çeşitli köşkler, bahçeler ve hükümet yapılarının da bulunduğu bildiriliyor.

TARİHİ YAZITLAR SURLARIN YAŞINI BELGELİYOR

Diyarbakır surlarının tarihine dair bilgiler, yalnızca yazılı kaynaklarla sınırlı değil. Surların üzerinde yer alan kitabeler, dönemsel müdahaleleri ve yapım tarihlerini de ortaya koyuyor.

Asur dönemine ait çivi yazılı bir ibarenin yanı sıra, II. Konstantin’in halefi Valentinianus döneminde yapılan tamirata dair Latince bir yazıt da bu yapının Bizans döneminde güçlendirildiğini belgeliyor. II. Theodosius zamanında yapılan tahkimatlarla birlikte surların farklı dönemlerde sürekli olarak geliştirildiği kaydediliyor.

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">