Diyarbakır’ın kadim Sur ilçesinde yükselen Surp Giragos Ermeni Kilisesi, mimarisiyle olduğu kadar tarihsel hafızasıyla da dikkati çekiyor.

Tarihi belgelerde yer alan bilgilere göre, Ortadoğu’nun en büyük Ermeni kilisesi olarak kabul edilen yapının, Birinci Dünya Savaşı sırasında Alman subaylar tarafından karargâh olarak kullanıldığı kaydediliyor.

500 YILLIK BİR TARİH

Kilise, İnciciyan’ın aktardığına göre 16. yüzyılda inşa edildi. İlk dönemlerinde mezarlık alanı üzerine kurulduğu, 1722’de Bedros Vartabed tarafından restore edildiği ve 1881’deki yangından sonra padişah izniyle yeniden inşa edildiği biliniyor.

YIKILAN ÇAN KULESİ VE İBADETE KAPANIŞ

1913 yılında yıldırım düşmesi sonucu eski çan kulesi yıkılan kilisenin yerine 1914'te daha görkemli bir kule inşa edildiği belirtilerek, ancak bu kulenin, şehrin meşhur Dört Ayaklı Minare’sinden daha yüksek olduğu gerekçesiyle 1916'da yıktırıldığı kaydediliyor.

SEYYAHLARIN HAFIZASINDA SURP GIRAGOS

Dönemin önemli seyyahlarından Polonyalı Simeon, kilisenin büyüklüğünü ve dini canlılığını vurgularken, beş mihrabın önünde ayrı ayrı ayinler yapıldığını ve 25 papazın görev aldığını aktarıyor.

Bu anlatımlar, Surp Giragos’un yalnızca fiziksel değil, ruhani anlamda da merkezî bir rol oynadığını gösteriyor.

OSMANLI KAYITLARINDA “KÜÇÜK KİLİSE”

Her ne kadar yapı oldukça büyük olsa da Osmanlı arşivlerinde “Küçük Kilise” ya da “Çanaklı Kilise” adlarıyla geçiyor.

Diyarbakırlı Mustafa Akif Tütenk’e göre, bu isimler, yapının ilk haliyle ilgili olduğu ifade ediliyor. Ona göre küçük olan ilk kilise, ‘Çatal Sakal’ lakaplı bir ecnebi reji memurunun yönlendirmesiyle yıktırılmış ve yerine daha büyük bir yapı inşa edilmiş.

BİR ÇOK AMAÇLA KULLANILDI

Savaşın ardından, kilise bir süre askeri depo, ardından Sümerbank bez deposu gibi çeşitli amaçlarla kullanıldı.

1960’tan itibaren yeniden Ermeni cemaatine devredilen yapı, yıllarca metruk kaldı.

2011’DE YENİDEN AÇILDI, 2022’DE HAYATA DÖNDÜ

Restorasyon çalışmaları sonrasında 22 Ekim 2011’de yeniden ibadete açılan kiliseye, Moskova’da dökülen 100 kiloluk bronz çan takıldı ve çanlar yeniden çalmaya başladı. Ancak 2015’te yaşanan çatışmalar nedeniyle tekrar kapatıldı.

Tarihin ağır yükünü taşıyan Surp Giragos, 7 Mayıs 2022’de bir kez daha kapılarını açtı.

Bugün yılda bir defa yapılan özel ayinle, dünyanın dört bir yanındaki Ermeniler bu tarihî yapıda bir araya geliyor.

Kaynak: Prof. Kenan Haspolat