Tarihi kaynaklarda yer alan bilgilere göre, 1871 yılında Diyarbakır’da başlatılan bir proje, halkın sur dışına taşınmasını teşvik eden ilk girişimlerden biri oldu.
Osmanlı döneminde Vali Kurt İsmail Hakkı Paşa tarafından hayata geçirilen bu çalışma, hem şehircilik açısından hem de sosyal yaşam bakımından ileri görüşlü bir adım olarak tarihe geçerken, bugün bu alanın izi tamamen kayboldu.
SUR DIŞINDA YENİ BİR YAŞAM ALANI
Tarihi kayıtlara göre, surların dışına çıkmayı alışkanlık haline getirmeyen halk için Dağ Kapı’dan Fiskaya yönüne doğru geniş bir alanda yeni bir yaşam alanı kuruldu.
Bu alan, hem dinlenme hem de sosyalleşme imkânı sunarken, aynı zamanda kentin sınırlarını surların dışına taşıyan önemli bir örnek olarak kabul edildi.
O DÖNEM İÇİN CESUR BİR GİRİŞİM
19. yüzyılda Osmanlı şehirlerinde kamusal alan anlayışı yaygın değilken, Diyarbakır’daki bu projenin, dönemin şartlarına göre cesur bir adım olarak değerlendirildiği belirtiliyor.
Halkın sur dışına yönelmesiyle birlikte, şehrin yalnızca sosyal olarak değil, fiziksel anlamda da genişlemeye başladığı kaydediliyor.
Projeyi hayata geçiren Vali Kurt İsmail Hakkı Paşa'nın, yalnızca güvenlik ve idare değil, şehircilik ve toplumsal refah konularında da kalıcı adımlar atmasıyla öne çıktığı ifade ediliyor.
O dönemde halk arasında “Millet Bahçesi” olarak anılan bu alan, modern kamusal yeşil alan anlayışının öncülerinden biri oldu.
Diyarbakır'da 154 yıl önce kurulan ''Millet Bahçesi'', günümüzde kurulan millet bahçelerinin ilki olma özelliğini taşıyor.
KAYBOLAN TARİHİ BİR ALAN
Zamanla şehrin gelişimi içinde kaybolan bu ilk sosyal alanın bugün hiçbir izi kalmadı.
Ancak Diyarbakır’ın sur dışındaki ilk projelerinden biri olarak, hem Osmanlı şehircilik tarihi hem de kentin kültürel geçmişi açısından önemli bir yere sahip olmaya devam ediyor.