Şer'iyye Sicilleri’nden çıkan gizli hazineye göre, eski Diyarbakır’da neredeyse her köşe başında bir zanaat yükseliyordu.
Peki bugün adını bile duymadığımız o esnaflar kimlerdi?
Diyarbakır, yüzyıllar boyunca sadece bir idari merkez değil, aynı zamanda Doğu’nun en canlı ticaret ve üretim kalbiydi.
Osmanlı dönemi mahkeme kayıtları olan Şer’iyye Sicilleri üzerinde yapılan araştırmalar, kentteki ekonomik hayatın ne kadar renkli ve zengin olduğunu gözler önüne seriyor.
Dönemin vergi ve resmi dağıtımlarından (tevzi) yola çıkılarak hazırlanan tarihi belgeler, Diyarbakır’da tam 91 farklı esnaf grubunun faaliyet gösterdiğini kanıtlıyor.
İşte geçmişin üretim üssü Diyarbakır'ın ekonomi haritası ve bugün çoğumuzun unuttuğu o gizemli mesleklerin Türkçe karşılıkları...
GÖZDE MESLEKLER DOKUMA VE DERİ
Tarihi kayıtlara göre, Diyarbakır’da esnaf sayısını tam olarak veren bir nüfus sayımı olmasa da, hangi iş kollarının şehre yön verdiği çok net. O dönem Diyarbakır’ın en önemli ihraç ürünleri deri ve dokuma ürünleriydi.
Şehir ekonomisinin lokomotifi sayılan ve günümüz Türkçesiyle büyük önem taşıyan o esnaflar şunlardı:
Cüllah (Dokumacı)
Hallaç (Pamuk/yün atan kimse)
Bezzaz (Kumaşçı / Manifaturacı)
Boyacı (Kumaş boyayanlar)
Debbağ (Dabak / Deri işleyen)
Bu meslek kollarının, ham maddeyi işleyip dünyaya satarak Diyarbakır’ı bir sanayi merkezine dönüştürdüğü kaydediliyor.
Temel gıda maddelerini satan Bakkal ve Habbaz (Ekmekçi/Fırıncı) gibi gruplar da her dönemin vazgeçilmezi olarak esnaf ordusunun ön saflarında yer alıyordu.
UNUTULAN MESLEKLER
Diyarbakır'da işte o listede yer alan dikkati çekici Osmanlıca meslekler ve anlamları:
Gıda ve Tarım Esnafı
Allaf: Tahıl satan, yemci.
Habbaz: Ekmekçi, fırıncı.
Hınnayan: Kınacı, kına satanlar veya yakanlar.
Sirkeci / Susamcı (Şirikçi): Sirke ve susam yağı üretip satanlar.
Tereci: Tere otu veya yeşillik satanlar (Bazen tartı/ölçek işi yapan anlamında da kullanılır).
Şıracı / Sebzeci / Şerbetçi: İçecek ve taze gıda satıcıları.
Tekstil, Giyim ve Deri Esnafı
Bezzaz: Kumaş ve bez satıcısı.
Cüllah: Dokumacı.
Gazzazan: İpek imalatçıları ve satıcıları.
Göncü: Ham deri işleyen veya satan kimse.
Hallaç: Yün veya pamuğu yay ile atan, yatak yorgan yapan kimse.
Haffaf: Ayakkabıcı, pabuççu.
Mestçi / Çizmeci / Babuşcu: Farklı türde ayakkabı ve çizme üretenler.
Keçeci / Palancı / Çulcu / Palascı: Hayvan eyerleri, çul, keçe ve kaba dokuma işleriyle uğraşanlar.
Penbeci: Pamukçu.
Sarıkçı / Kavukcu / Küllahcı: Dönemin başlıklarını ve sarıklarını üreten esnaflar.
Metal, İnşaat ve Zanaat Esnafı
Neccar: Marangoz.
Nalband / Nalçacı: Atların nallarını yapan ve çakanlar.
Muytaban / Mutaf: Keçi kılından ip, çuval veya çul yapanlar.
Kazancı / Kalaycı: Bakır kap yapan ve bunları parlatanlar.
Lüleci: Tütün çubuğu veya su borusu (lüle) yapanlar.
Dinkçi: Tahıl dövülen veya kumaş işlenen değirmeni/imalathaneyi işletenler.
Döğmeci: Metal veya tahıl döverek işleyen zanaatkarlar.
Hizmet, Eğlence ve Diğer Kolları
Attar: Aktar, şifalı bitki ve koku satan.
Cerrah: Dönemin ilkel tıbbi müdahalelerini ve ameliyatlarını yapan kişi.
Cennan: Mezarlık görevlisi, cenaze işlerine bakan kimse.
Dellal: Tellal, ilanları sokakta bağırarak duyuran kişi.
Oturakçı: Eski veya ikinci el eşya satan (eskici benzeri) ya da oturarak seyyar ticaret yapanlar.
Hancı / Hamamcı / Meyhaneci: Şehrin sosyal hayatını ve konaklamasını sağlayan işletmeciler.
Esbci: At bakıcısı veya at ticaretiyle uğraşan kimse.
Mazucu: Meşe palamudu (mazı) toplayıp satan, özellikle deri boyamada hammadde sağlayanlar.
Enfiyeci: Buruna çekilen tütün (enfiye) imalatçısı ve satıcısı.
Diyarbakır’ın bu devasa esnaf çeşitliliği, şehrin o dönemde sadece kendi içine kapalı bir yerleşim yeri olmadığını, çevre illere ve devletlere mal üreten küresel bir ticaret istasyonu olduğu kaydediliyor.
Bugün bu mesleklerin çoğu teknolojiye yenik düşmüş olsa da, isimleri Diyarbakır’ın köklü hafızasında yaşamaya devam ediyor.