Diyarbakır’da 1930’lu yıllarda çekilmiş bu siyah-beyaz kare, kentin geçmişine dair unutulmaz bir belge niteliğinde.

Fotoğraf, şehrin dört ana kapısından biri olan Urfa Kapı’dan, halk arasındaki adıyla Rum Kapı’dan çekilmiş. Kadrajda, Dağkapı yönünde ilerleyen sur hattı, toprak yol üzerinde ilerleyen at arabaları ve taşlık araziler görülüyor.

Bu kareyi çeken kişi ise dünyaca ünlü Fransız mimar ve seyyah Albert Gabriel. O yıllarda Diyarbakır’ı ziyaret eden Gabriel, kadim kentin tarihi surlarını da yıkılmaktan kurtarmış.

“ŞEHİR HAVA ALMIYOR” DİYEREK SURLARI YIKTILAR

Dönemin valisi Faiz Ergun'un talimatla, ''Şehir hava almıyor'' gerekçesiyle Dağkapı yönündeki surlar top atışları ve dinamitlerle yıkılmaya başlanmış.

Bu yıkıma tanıklık eden Gabriel, hem fotoğraflarla belgeledi hem de bu tahribatı dönemin kültür çevrelerine raporladı. Onun çabaları sayesinde, surların bazı bölümleri yıkımdan kurtarıldı.

NEDEN “RUM KAPI”?

Diyarbakır’da Fransız mimarın objektifine böyle yansıdıUrfa Kapı, tarih boyunca sadece bir şehir girişi değil, aynı zamanda Rum (Bizans kökenli Hristiyan Ortodoks) cemaatinin yaşadığı mahalleye açılan kapı olması nedeniyle “Rum Kapı” adını almıştır.

Şehirdeki çok kültürlü yaşamın bir yansıması olarak bu ad halk arasında kalıcılık kazanmıştır.

Bugün hâlâ “Rum Kapı” olarak bilinen bu nokta, Diyarbakır’ın çok dinli, çok etnikli geçmişini yansıtan nadir alanlardan biri olarak duruyor.

GEÇMİŞE AÇILAN BİR PENCERE

Diyarbakır’da Fransız mimarın objektifine böyle yansıdı

Albert Gabriel’in çektiği bu kare, sadece bir manzara değil; aynı zamanda Diyarbakır’ın yıkıma karşı direnen kültürel mirasını, tarihî hafızasını ve bir yabancının bu mirasa duyduğu saygıyı temsil ediyor.

Muhabir: NAZMİ KAHRAMAN