Tarihi kaynaklarda yer alan bilgilere göre, Mervani Emiri Ebu Ali, 997 yılına gelindiğinde, siyasi bir evlilik yoluyla Halep Hamdanileri ile bağ kurmak istedi.
Halep Emiri Sa’düddevle’nin kızı Sittünnas ile evlenmek üzere Meyyafarikin’in (Silvan) ileri gelenlerinden oluşan bir heyeti Halep’e gönderdi. Bu sırada da düğün hazırlıklarına başlandı.
AMİD’E GİDERKEN KURULAN TUZAK
Ebu Ali, gelin heyeti yoldayken, Diyarbakır’a bağlı Meyyafarikin’deki işlerini veziri Mem’e bırakarak, yanında Mem’in oğlu Şerve (Şiro), kardeşleri ve askerleriyle birlikte Amid’e (günümüz Diyarbakır merkez) gitmek üzere yola çıktı. Güzergâh olarak Hani üzerinden Til Alevi'ye ulaştı.
Bu sırada Amid Valisi Abdulberr'in, Şerve’nin telkinleriyle Ebu Ali’ye karşı bir komplo kurduğu ifade ediliyor.
Meyyafarikin’de halkın nasıl tasfiye edildiğini bilen Abdulberr'in, benzer bir kaderin kendisini de beklediğinden korkarak harekete geçtiği ve Amid halkıyla iş birliği yaparak, Ebu Ali’yi şehre girişinde öldürttüğü kaydediliyor.
CENAZE ERZEN’E, GELİN HALEP’E
Gelin kafilesinin, Urfa’ya ulaştığında Ebu Ali’nin ölüm haberini almasıyla gelin adayı Sittünnas'ın, tören gerçekleşmeden memleketi Halep'e geri döndüğü ifade ediliyor.
Ebu Ali’nin cenazesi ise Erzen’de (tarihte Mezopotamya ile Anadolu'nun birleşim noktasında yer alan önemli bir şehir) bir türbeye, köprünün doğusundaki cami yanına defnedildi.
TARİHE GEÇEN BİR SİYASİ CİNAYET
Bu olay, yalnızca bir düğünün iptali değil; aynı zamanda bölgedeki siyasi dengelerin kırılmasına yol açan bir dönüm noktasıydı.
Ebu Ali’nin öldürülmesi, hem Mervanoğullarının iç hesaplaşmasını derinleştirdi hem de Halep ile kurulacak diplomatik bağların kopmasına neden oldu.