1950’li yılların Türkiye’sinde pavyonlar sadece eğlenme mekânı değil, aynı zamanda dönemin sosyal hayatının merkezlerinden biriydi.

Alkol, müzik ve dansın iç içe geçtiği bu ortamlar, insanların sosyalleştiği, günün stresini attığı yerler olarak dikkati çekiyordu.

Diyarbakır ise bu kültürle 1956 yılında tanıştı. Ve bu tanışma, şehir tarihinde silinmesi güç izler bıraktı.

İLK KIVILCIM: DİCLE BAR

Diyarbakır’ın ilk pavyonu olan Dicle Bar, 1956 yılında o dönemlerin gözde mekanı olan Dilan Sineması’nın alt katında açıldı.

Bu mekan, adını dönemin efsanevi kadın işletmecilerinden biri olan ve halk arasında “Altın Makas” lakabıyla bilinen Nedret Hanım’dan aldı.

Nedret Hanım sadece güzelliğiyle değil, aynı zamanda işletmecilik becerisi ve cesaretiyle de dönemin sınırlarını zorlayan bir figür haline geldi.

Dicle Bar, kısa sürede şehirde büyük ilgi gördü. Canlı müzik eşliğinde eğlencenin sabaha kadar sürdüğü bu mekan, adeta Güneydoğu’nun Beyoğlu’su gibiydi.

PAVYONLAR SOKAĞI'NIN DOĞUŞU

Dicle Bar’ın başarısı, diğer girişimciler için de ilham kaynağı oldu.

Dağkapı’da bulunan bir sokakta art arda pavyonlar açılmaya başlandı. Bu sokak zamanla, halk arasında “Pavyonlar Sokağı” olarak anılmaya başladı.

Mekânların ışıkları, kadın vokallerin sesi ve sokaktan yükselen müzik, bölgeyi adeta canlı bir sahneye dönüştürdü.

O dönemlerde bu sokakta sadece müzik ve dans yoktu. Aynı zamanda gazeteciler, sanatçılar, iş insanları ve halkın her kesiminden insan bu sokakta buluşur, sohbet eder, eğlenirdi. Bu yönüyle sokak, Diyarbakır’ın kültürel belleğinde özel bir yer edindi.

BİR DÖNEMİN SONU

Ancak 1970’li yıllarla birlikte Türkiye’de televizyonun yaygınlaşması, eğlence alışkanlıklarını da değiştirmeye başladı.

İnsanlar artık evde vakit geçirmeyi, ailece televizyon izlemeyi tercih eder oldu. Sosyal yaşamın merkezi yavaş yavaş pavyonlardan uzaklaştı.

Zamanla pavyonların sayısı azaldı, sokak sessizleşti. Diyarbakır'ın bugün ''tesisler'' olarak adlandırılan bölgesinde hizmet vermeye devam eden pavyonlar, 1990’lara gelindiğinde mekanlar tek tek kapanmaya başladı. 2000’li yılların başında ise pavyonlarda ışıklar tamamen söndü. Eğlence sona erdi, sokak eski kimliğini yitirdi.

BUGÜN YALNIZCA ADI KALDI

Bugün Diyarbakır’da birçok kişi “Pavyonlar Sokağı” ismini duyar ama hikâyesini bilmez.

Oysa bu sokak, şehrin hafızasında yer etmiş, bir dönemin yaşam biçimini yansıtan nadir alanlardan biriydi.

Şimdilerde daha çok telefoncu, kırtasiye ya da butik esnafların bulunduğu bu sokakta, eski günlerden iz kalmasa da ismi hâlâ geçmişi fısıldıyor.

Bir zamanlar her gecesi şenlik olan bu sokak, şimdi sadece tarihe tanıklık edenlerin anılarında yaşıyor.

Diyarbakır’ın eğlence hayatında bir dönem parlayan pavyonlar, yerini nostaljik bir sessizliğe bıraktı. Ama hikâyeleri hâlâ anlatılıyor.

Muhabir: NAZMİ KAHRAMAN