DİYARBAKIR

Diyarbakır'da bir zamanlar 11 din topluluk yaşıyordu!

Osmanlı döneminde Diyarbakır, tam 11 farklı dini grubun bir arada yaşadığı kozmopolit bir şehir görünümündeydi.

Abone Ol


Tarihi kaynaklardaki bilgilere göre, tarih boyunca birçok medeniyetin merkezi olan Diyarbakır, Osmanlı döneminde adeta imparatorluğun küçük bir yansıması gibiydi. Şehir, farklı dini inançlara sahip toplulukların bir arada yaşadığı örnek bir kozmopolit yapı sergiliyordu.

1515'TEN İTİBAREN OSMANLI YÖNETİMİNDE

Diyarbakır, tarih sahnesinde Hurriler, Mitanniler, Asurlular, Urartular, Medler ve Persler gibi birçok medeniyete ev sahipliği yaptıktan sonra, 1515 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetimine girdi.

Osmanlı idaresinde kurulan Diyarbekir Eyaleti, zaman içinde birçok kez idari değişiklik geçirse de şehir, Osmanlı için önemli bir merkez olarak kalmaya devam etti.

İkinci Meşrutiyet döneminde (1908-1922) eyalet yapısının yeniden şekillendiği; merkezle birlikte Siverek, Mardin ve Ergani sancakları ile dört büyük idari birim oluşturulduğu ifade ediliyor.

DİYARBAKIR'DA 11 DİNİ GRUP BİR ARADA YAŞIYORDU

Osmanlı döneminde Diyarbakır, barındırdığı dini çeşitlilikle dikkat çekiyordu.

Şehir, sadece Müslümanları değil, çok sayıda gayrimüslim topluluğu da kapsayan zengin bir sosyal dokuya sahipti.

Vilayet sınırları içinde tam 11 dini grubun tespit edildiği tarihi kaynaklarda, şu bilgiler yer alıyor:

Ortodoks Ermeniler

Katolik Ermeniler

Süryani Kadim

Katolik Süryaniler

Keldaniler

Ortodoks Rumlar

Katolik Rumlar

Protestanlar

Yahudiler

Ezidiler

Kıptiler

Bu çeşitlilik, sadece vilayet genelinde değil, şehir merkezinde de birebir gözlemleniyordu.

EN KALABALIK VE ETKİN GRUP: ERMENİLER

Diyarbakır’daki gayrimüslim gruplar arasında nüfus olarak en büyük topluluğun Ermeniler olduğu kaydedilirken, ''Hem Ortodoks hem de Katolik mezhebine mensup Ermeni toplumu, yalnızca sayıca değil, ekonomik ve sosyal etkileriyle de dikkati çekiyordu'' deniliyor.

OSMANLI’NIN MİKRO KOZMOZU

Araştırmacılar, Diyarbakır’daki bu dinî çeşitliliğin, Osmanlı’nın çok dinli yapısını yansıtan küçük bir model gibi olduğunu belirterek, Müslüman, Hıristiyan ve diğer dini inançlara sahip toplulukların bir arada, görece uyum içinde yaşadığı bu tarihsel dönemin, kentin kültürel mirasını da şekillendirdiğini söylüyor.


< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">