Tarihi kaynaklarda yer alan bilgilere göre, Diyarbakır’da yer alan tarihi İçkale bölgesindeki Artuklu Sarayı, Türkiye'nin Türk-İslam dönemine ait ilk arkeolojik kazı alanı olma özelliğini taşıyor. Hâlâ sürdürülen kazıların temeli, 1940’lı yıllarda tesadüfen bulunan çini parçalarıyla atıldı.
İlk olarak 1946-47 yıllarında askeri birliğin yaptığı temel kazıları sırasında ortaya çıkan yoğun çini buluntuları, bölgedeki tarihi yapıların varlığını gündeme getirdi.
Bu gelişmelerin ardından, dönemin aydınları ve akademisyenleri bilimsel kazı yapılması için girişimlerde bulundu.
İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Oktay Aslanapa'nın 1955 yılında, bölgede yaptığı yüzey araştırmasında önemli seramik ve çini buluntularına ulaştığı, ancak, gerekli maddi destek sağlanamadığı için kazılara başlanamadığı belirtiliyor.
1957 yılında telsiz istasyonu inşaatı sırasında yeniden çini levhaların bulunması üzerine, kamuoyunun ve milletvekillerinin baskısıyla bakanlığın harekete geçmek zorunda kaldığı bildiriliyor.
1961'DE RESMİ KAZI BAŞLADI
1962 yılına kadar süren bu ilk kazılarda, sarayın mimari yapısını ve sanat tarihine ışık tutan buluntularının ortaya çıkardığı kaydediliyor.
Ancak Prof. Dr. Aslanapa’nın başka illerdeki kazı çalışmalarına yönelmesiyle, Artuklu Sarayı kazısı yarım kaldığı ve 56 yıl boyunca herhangi bir arkeolojik çalışma yapılmadığı ifade ediliyor.
2018'DE YENİDEN BAŞLADI
Bu süreçte Amida Höyük ve Artuklu Sarayı’nda herhangi bir kazı yapılmadığı, 2013 yılında yüzey araştırması yapılmış olsa da kazının gündeme gelmediği kaydediliyor.
Kültür ve Turizm Bakanı’na yapılan bilgilendirme ve ardından gerçekleşen girişimler sonucunda, 2018 yılında kazı çalışmalarının yeniden başlatıldığı ifade ediliyor.
KAÇIŞ TÜNELLERİ VE SU KAYNAĞI
2018 yılındaki kazılarda Amida Höyük içinde binlerce yıldır akan bir su kaynağı ile bu kaynağa açılan kaçış tüneli keşfedildi.
2019’da sarayın divanhanesi, kabul salonu ve odalarının açığa çıkarıldığı, 2020’de Roma dönemine ait atık su ve temiz su sistemleri, ısıtma tesisatları ve mezarlar bulunduğu belirtiliyor.