DİYARBAKIR

Diyarbakır'da baskılardan kaçanların sığındığı yerdi!

Diyarbakır'da dönemin kudretli imparatorlarına kafa tutup canını kurtarmak için kaçanların sığınağı olan devasa bir yapı yer alıyordu. Günümüzde ise o yapıdan geriye tek bir taş bile kalmadı.

Abone Ol

Diyarbakır, binlerce yıldır üzerinden geçen onlarca medeniyetin izlerini taşımaya devam ediyor. Ancak şehrin hafızasından silinen öyle bir dönüm noktası var ki, asırlar önce adeta antik dünyanın en büyük gizli sığınma operasyonuna ev sahipliği yapmıştı.

Tarihi arşiv belgelerinde yer alan bilgilere göre, Roma ve Bizans İmparatorlarının gazabından, ölümcül baskılarından kaçan yüzlerce din adamı, yanlarına paha biçilemez el yazmalarını da alarak Diyarbakır’a sığınmış.

Sığındıkları o adresin ise Zuknin Manastırı olduğu kaydediliyor.

İMPARATORLARIN ORDULARI DAHİ GİREMEDİ

Ünlü tarihçi Abulfaraç’ın asırlar öncesinden günümüze ulaşan notlarına göre, Bizans İmparatoru Julyan ve Roma İmparatoru Diyokletion’ın Hristiyanlar üzerinde kurduğu dini baskı döneminde, imparatorluğun iradesine karşı koyan rahip ve zahitler Diyarbakır’ın sur dışındaki en güvenli noktasına çekildi.

Burasının sıradan bir ibadethane değil, baskılara göğüs gerenlerin adeta bir kurtuluş kalesi haline geldiği ifade ediliyor.

DÜNYAYI YÖNETEN 14 LİDER YETİŞTİRDİ

Zuknin Manastırı’nı asıl çarpıcı kılanın ise dünya inanç tarihine yaptığı etki olduğu kaydedilerek, buranın adeta antik dönemin en büyük akademilerinden biri olduğu belirtiliyor.

Tarihi kayıtlara göre, inanç dünyası için hayati öneme sahip tam 14 yüksek düzey dini lider (Episkopos) ve İ.S. 755 yılında tüm Süryanilerin lideri olan Patrik Ivannis Kadmoyo bu manastırın ikliminde yetişti. Öyle ki bu gizemli merkez, bir dönem dünya Süryani Patrikliğinin resmi yönetim merkezi (ikametgâhı) haline geldi.

GÜNÜMÜZDE İZİ DAHİ KALMADI

Tarihi kayıtlarıa göre, Zuknin Manastırı, bugünkü Alipınar (eski adıyla Ayntannur) Mahallesi ve çevresindeki tepelik alanda bulunuyordu.

Asırlar süren savaşlar, kentsel dönüşümler ve zamanın acımasızlığı nedeniyle bu devasa kompleksten günümüze tek bir taş bile kalmadı.

Bugün binlerce insanın evlerinin yükseldiği, her gün üzerinden arabaların, trenlerin geçtiği o işlek caddelerin tam altında, aslında dünya tarihinin en büyük inanç sığınaklarından birinin mirası yatıyor.

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">