Diyarbakır'ın renkli simalarından Çımbıl Hakko, büfesinde fare yarıştırıp Diyarbakırspor aşkıyla yaşayan unutulmaz bir karakterdi.
Diyarbakır'ın unutulmaz simalarından biri olan Çımbıl Hakko, gerçek adıyla Hakkı Alsat, hayatı boyunca çevresine neşe ve merak saçan bir karakterdi.
Aslen Erganili ve Ermeni kökenli olan Hakko, bisiklet tamirciliği yaparak yaşamını sürdürdü. Yalnız bir hayatı tercih eden Hakko, hiç evlenmedi.
Gözkapağının alt kısmındaki dikkati çekici işareti nedeniyle “Çımbıl'' (çım göz demek, bıl ise işaretli, faklı anlamında kullanılabilir) lakabını alan Hakko, Dağkapı’da, eski dolmuş duraklarının olduğu bölgede kendine küçük bir büfe açtı.
Bugün tamamen değişen ve büfenin de izinin kalmadığı yer, o dönemlerde, Yenişehir Sineması'nın önü olarak biliniyordu.
Büfesinde ciğer kebabı satarken, müşteri gelince, ateşi yelleyip "Yelle bir Xırbo (sersem, ahmak, alık) daha düştü" demesi, vatandaşların diline dolanmıştı.
DİYARBAKIRSPOR AŞKI VE RENKLİ HAYATI
Çımbıl Hakko'nun Diyarbakırspor'a olan sevgisi dillere destandı.
Büfesini yeşil-kırmızı renklere boyamış ve adını “Diyarbakır Spor Büfesi” koymuştu. Takımına olan bağlılığı, onu sadece bir taraftar değil, bir şehir efsanesi haline getirmişti.
BÜFEDE FARE YARIŞI
Büfesinin bir diğer ilginç yönü ise düzenlediği fare yarışlarıydı. Haftanın belirli günlerinde, tahtadan yapılmış dikdörtgen kutularda beyaz fareleri yarıştırır, kutunun sonuna peynirler koyarak bahisler toplardı.
Yarışlar mahallede büyük bir ilgiyle takip edilir, çevre sakinlerine eğlenceli dakikalar yaşatırdı.
HAKKO’NUN MAHKEME SERÜVENLERİ
Çımbıl Hakko'nun hayatı yalnızca eğlenceden ibaret değildi.
Amerika'da yaşayan annesi Zaruhi Keroskin'den gelen mektuplarda Ergani’deki mülklerinden söz edilince, Hakko uzun yıllar mahkemelerde hakkını aramakla meşgul oldu.
Sık sık gazetecileri yanına alarak Ergani’deki arazileri gösterir, mülkiyet iddialarını anlatırdı. Yaşadığı dönemde sık sık bu konuyla ilgili gazete sayfalarında haber olurdu.
Ancak kazandığı her kuruşu avukatlara ve dava masraflarına harcadığından yakınırdı.
BASINA DA KONU OLDU
Çımbıl Hakko'nun ünü yerel çevreyle sınırlı kalmadı. 28 Şubat 1965 tarihli Hürriyet Gazetesi'nde de hakkında bir haber yayımlandı.
Haberde, Diyarbakırlıların “gazete büfesi işleten adam” olarak tanıdığı Çımbıl Hakko'nun, aslında fare yarışları organize eden, sıra dışı bir karakter olduğu vurgulandı.
Çımbıl Hakko, Diyarbakır’ın belleğinde sadece bir büfeci değil, renkli kişiliği ve sıra dışı yaşam tarzıyla unutulmaz bir şehir efsanesi olarak yer etti.